Yazılar

Email Marketing Test

Emaillerde Konu Satırı Dışında Test Etmeniz Gereken 3 Şey

Emaillerde Konu Satırı Dışında Test Etmeniz Gereken 3 Şey

Evet, sürekli olduğu gibi bu yazımızda da bir şeylerin test edilmesinden bahsediyoruz. Tekrar, tekrar, tekrar. Çünkü test etmek bütün tıklamaları arttıracak doğru email düzeninin bulunması demektir.

Daha önceden konu satırının, testi ve yapısından Etkili Mailing Gönderiminde Can Alıcı Nokta “KONU SATIRI” adlı yazımızda bahsetmiştik. Bugün ise sizlere konu satırı dışındaki önemli kısımları göstereceğiz.

Lafı uzatmadan konumuza girelim.

3.Zaman

Evet, zaman ile ilgili gerekli şeyleri daha önce de söylemiştik. “E-posta Göndermek İçin En İyi Zaman Nedir?” adlı yazımızda dikkat edeceğiniz gibi sizlere kilit bilgileri vermiştik, bu bilgilerin arasından en önemlisi ise testti. Bunu tekrar hatırlatmamızda fayda var.

Bu hatırlatma hem sizin hem de bizim için çok önemli çünkü test etmek kullanıcılarınızın ne zaman size daha fazla ilgi gösterdiğini anlamanın en iyi yolu. Gün içi zamanların dışında, kullanıcıların size hangi günlerde ilgi gösterdiğine de dikkat etmeniz gerekiyor. Karışık zamanlarda göndereceğiniz emailler, bu konuda yapmanız gereken tek şey.

Zaman, her kullanıcı için değişken bir olgudur.

2.Resimler

Yapacağınız gönderilere koyacağınız resimleri seçmek, ustalaşması zor bir konudur. Her ne kadar zor olsa da, kullanıcıların gönderilerinizde ilk dikkat edeceği şey, koyduğunuz resimlerdir. Bu yüzden gönderilerdeki resimleri doğru seçmek günü kurtarabilir.

Neyse ki bu konu hakkında profesyonel ekibimizden yardım alabilirsiniz.

İnternet, resimler için adeta sonsuz bir derya. Bu sebeple, değişik resimleri test edip, onların yenilerini bulmak hiç de zor değil. Cephaneliğiniz neredeyse sınırsız.

Hemen göndereceğiniz emaillere tatlı hayvan resimleri koyarak, testlerinize başlayabilirsiniz (ilginin artacağından eminiz 😊).

Emaillere tatlı hayvan resimleri koymak sizin kampanyanız açısından uygun değilse, “insanları” da deneyebilirsiniz. Yalnız burada dikkat etmeniz gereken bir durum var. O da şu: Hissettirmek istediğiniz duygularla, alakalı yüz ifadeleri seçmeniz gerektiği.

Eğer emaillerinize resim koymak, üyelerinize veya size uygun değilse koymaya da bilirsiniz. Resim koymayı tercih etmezseniz, kullanacağınız kelimelerin ve tabloların daha ilgi çekici olması gerekir.

Aslında buradaki asıl nokta şu; istediğiniz şeyi bilin ve deneyin. Denemekten asla korkmayın. Ayrıca kullanıcılarınızın ne istediğini ve neleri sevdiklerini de anlayın.

1.İçerik

Tabii ki içerikleri test etmek herkesin yapıyor olması gereken bir şey.

Eğer gönderdiğiniz emaillerinizin açılma sayısı fazla ama içerideki linklerin tıklanma oranı azsa, bunun sebebi büyük oranda içeriğinizdir. İçerik bir emailde her şeydir. Ne satmak istediğiniz, kullanıcılara sunduğunuz teklifler ve bunu onlara nasıl sunduğunuzdur. Bu yüzden sürekli olarak hangi içerik düzenlerinin daha fazla dikkat çektiğini araştırmanız gerek. Ayrıca bunu test ederken özellikle gayretli olun.

Aslında her şey test edilebilir. İyi bir pazarlamacı sürekli olarak her şeyi test edip, ürününü buna göre düzenler.

Değişikliklere uyum sağlayın, güncel olun ve test edin.

Email Marketing ile Listenizdeki Üyelerinizi Nasıl Müşterilere Çevirirsiniz?

Email Marketing ile Listenizdeki Üyelerinizi Nasıl Müşterilere Çevirirsiniz?

Email Marketing ile Listenizdeki Üyelerinizi Nasıl Müşterilere Çevirirsiniz?

Email listenize üye toplama işiniz çok iyi ilerliyor. İnsanlar heryerden listenize kayıt oluyor (facebook, twitter, kendi siteniz vs.). Her şey yolunda.

Durun bir dakika, o kadar üye olmuş kişiye sahipsiniz, hepsinin email adresi elinizde ve attığınız emailler olumlu cevaplar alıyor. Fakat, sizce bu kadar uğraşmanın karşılığını alıyor musunuz?

Eğer listenizdeki kişilere haftada bir veya iki tane email gönderiyorsanız ve gönderdiğiniz emaillerin hepsi standartsa, işte bu sizin asıl probleminiz olabilir. Hemen topladığınız kullanıcı bilgilerine bir göz atıp, kullanıcıları gruplara ayırmaya başlamalısınız. Bu şekilde ilgili kullanıcılara özel, kişiselleştirilmiş email atmaya başlayabilirsiniz.

İşin özü; Email marketing’de: email listenizdeki kullanıcılara müşteri gözü ile bakmaktan çekinmeyin. Onları, bir ürün veya hizmet emaili gönderince kaybetmiş olmazsınız. Biraz akılcı olup, cesaretli davranırsanız hepsini aktif müşterileriniz haline dönüştürebilirsiniz.

Unutmayın; göndereceğiniz email mutlaka göndereceğiniz kişi ile alakalı olmalı.

1. Güncel

İnternet aleminde gayriihtiyari olarak sürekli güncel kelimesiyle kaşılaşıyorsunuzdur. Zamanı takip etmen ve trendi yakalamak insanların dikkatini çekmek açısından çok önemli. Emaillerinizde güncel bilgilerden yararlanırsanız listenizdeki kullanıcıları nasıl yönlendirebileceğinizi görmüş olacaksınız. Eğer yakın zamanda büyük bir etkinlik, olay veya buluşma varsa ve internette bununla ilgili konuşmalar dönüyorsa emaillerinizde kullanabilirsiniz. Aynı şekilde yaklaşan bir tarihte tatil, bayram, özel gün vs varsa bunu da mutlaka kullanmalısınız. Artık her şey için özel bir gün var. Dünya Köpüklü Banyo Gününü(8 Ocak) bile kampanyanızda kullanabilirsiniz.

Ama bunlardan daha önemli günler var. O da insanların özel günleri; doğum günü ve yıl dönümü gibi. O günlerde kişiye özel teklifler gönderebilirsiniz.

Daha da öteye gitmek isterseniz insanların sürekli yenilediği ürünler(parfüm gibi) hakkında kampanya emailleri gönderebilirsiniz. Bu şekilde markanız hatırlanmış olur. Ayrıca müşteri önemsendiğinin farkına varır ve sizi tercih etmeye devam eder.

Her zaman müşteri bilgilerini, avantajınız doğrultusunda kullanın.

2. Hoş Geldin Emailleri

Bu konu hakkında sürekli konuşmak yersiz olur, çünkü daha önceden bir çok yazımızda, bu konunun üstünde durmuştuk.

Hoş geldin emailleri ile ilgili önemli bilgileri öğrenmek için Neden Hoş Geldin Emaili Atmalısınız? adlı yazımızı okumanızı tavsiye ederiz.

Ama kısaca bahsedecek olursak:

İstatistiklere göre en çok ilgi duyulan ve beklenen emailler hoş geldin emailleridir. Ayrıca hoş geldin emailleri karşı tarafla aranızda sıkı bir bağ kurar ve karşı tarafa emaillerinizin ne ile alakalı olduğunuz hakkında kilit bilgileri verir.

3. İlk Satın Alım

Eğer hoş geldin emaili, sizin kampanyanızın biçimiyle alakalı değilse, müşterilerinize direkt olarak ilk satın alım emaili yollayabilirsiniz. İlk satın alım emailleri bir açıdan müşterileri ürününüzü satın almaya zorlar. Eğer kampanyanız da iyiyse satın alım işlemini şimdiden gerçekleşmiş sayabiliriz.

Yukarıda bahsettiğimiz konuda dikkat etmeniz gereken bir nokta var. Eğer müşterinize emailli yolladıktan sonra satın alım gerçekleşmezse, bir sonraki kampanya veya indirim emailini göndermek için en azından 2-3 hafta bekleyin. Ve bu kampanyanın cezbedici olduğundan emin olun.

4. Alışverişi Tamamlamak

Alışverişde alınacak her şey seçildi. Sepete eklendi, tam kasaya giderken birden alıcı ortadan kayboldu. Ne garip bir durum değil mi?

Alışveriş dünyasında satış yapamamaktan daha kötü bir durum varsa, o da alıcının sepeti doldurup satın alımı gerçekleştirmemesidir. Bu yüzden alıcıyla biran önce irtibata geçip ürünlerinin sepette beklediğini hatırlatmanız gerekir. Emaile direkt olarak satın alım işlemine giden bir link ekleyerek de işleri kolaylaştırabilirsiniz.

Sonuç olarak üyelerinizi müşterilere çevirme işi, biraz baskı gerektiriyor. Ama bu baskının ilerde sizin işinize yarayacağını asla unutmayın. Bu yüzden cüretkar olmaktan kaçınmayın.

Listenizdeki Aktif Olmayan Kullanıcıları Nasıl Geri Kazanırsınız?

Email Listenizdeki Aktif Olmayan Kullanıcıları Nasıl Geri Kazanırsınız?

Email Listenizdeki Aktif Olmayan Kullanıcıları Nasıl Geri Kazanırsınız?

Bir email marketing kampanyası, sadece ona üye olan aktif kullanıcılar kadar başarılıdır. Markanıza veya kampanyanıza ilgisi olmayan pasif durumdaki üyeler ise aslında kampanyanızın potansiyelini gösteriyor. Bu her iş alanında sıkça rastlanan bir durumdur ve pasif kalan kullanıcıları geri kazanmanız için bir çok yol mevcut.

Neden geri kazanmak için çaba göstermelisiniz?

Listenizdeki pasif kullanıcılara, onların neden markanıza kayıt olduklarını hatırlatırken aslında kendi adınıza çok iyi bir şey yapmış olacaksınız. Bunu şöyle açıklayalım; kısaca, gönderilen emaillerin spam olarak görülmesini engellemek veya göndereceğiniz emaillerin bloklanmasının önüne geçmek. Gönderilen emaillerin spam olarak görülmesi hakkında Gmail ve Outlook “gösterilen ilgi” ile alakalı bir algoritma kullanıyor. Yani gönderdiğiniz bir email kullanıcılar arasında ne kadar çok ilgi görüyorsa o kadar az tehdit oluşturuyor demektir.

Müşteri sadakati denilen olgu gerçektir. Sizden memnun kalan kullanıcı sizi tekrar tercih ediyor hatta arkadaşlarına da tavsiye ediyor. Bu da zaten bir markanın yapabileceği en iyi reklamdır.

Kimleri Geri Kazanmalısınız?

Size zaten sadık olan kullanıcılara, geri dönmeleri için email gönderemezsiniz. Bu yüzden biran önce yeni bir liste oluşturup pasif durumdaki kullanıcıları belirlemeniz gerekiyor. Ayrıca bazı kullanıcılar sadece marketing emailleri için farklı bir email hesabı kullanıyor. Yeni bir liste oluşturmak, bu tür kullanıcıları belirlemek açısından da önemli. Bazı kullanıcıları geri kazanabilecekken bazı kullanıcılar gönderdiğiniz hiçbir emaili zaten görmemiş olabilir.

İşinizle alakalı olarak daha önceden markanızla ilgili kötü bir geçmişi olan kullanıcılara, ilaveten bir katagori oluşturmalısınız. Müşterinin güvenini elde etmek ve sorunun tekrar yaşanmayacağına dair güvence sağlamak için sorunun çözümüyle uğraştığınızı belirtmeli, onları her konuda bilgilendirmelisiniz.

Zaten Aktif Olan Kullanıcıları Nasıl Elinizde Tutabilirsiniz?

Başlangıç noktanız her zaman için, kullanıcıların ne zaman pasif duruma geçtiklerini belirlemek olmalıdır. Daha sonrasında onları geri kazanmak için yapacağınız kampanyanın, kullanacağınız listeye uygun olduğundan emin olmanız gerekmektedir.

Müşterilerinizin kim olduğunu ve neyle ilgilendiklerini bilmek bu pozisyonda çok önemlidir. Çünkü onların ilgilendikleri şeyleri bilmeniz ihtiyaçlarını öngörebilmeniz anlamına gelir. Bu da kampanyanız için bir yol haritası çıkarmanıza yardımcı olur.

Onlara markanızla ilgilenmek için bir sebep verin. Kampanyalarınızla mutlu edin ve onlara, kendinizi hatırlatın.

Son olarak oluşturduğunuz kampanyayı test etmeniz gerekiyor. Bunu listenizden ufak bir grup seçip onlara testi asıl kampanya gibi göndererek gerçeleştirebilirsiniz. Test etmeniz size yaşanacak geri dönüşleri, verilecek tepkileri ve oluşabilecek bazı sorunları önceden görmenizi sağlayacaktır. Sonuçlarla birlikte yapmanız gereken değişiklikleri çok rahat belirlemiş olacaksınız. Bu şekilde kampanyanızı toplu olarak listenize gönderdiğinizde, kendinizden tamamen emin olmuş olacaksınız.

www.message34.com