Yazılar

Email Marketing ile Listenizdeki Üyelerinizi Nasıl Müşterilere Çevirirsiniz?

Email Marketing ile Listenizdeki Üyelerinizi Nasıl Müşterilere Çevirirsiniz?

Email Marketing ile Listenizdeki Üyelerinizi Nasıl Müşterilere Çevirirsiniz?

Email listenize üye toplama işiniz çok iyi ilerliyor. İnsanlar heryerden listenize kayıt oluyor (facebook, twitter, kendi siteniz vs.). Her şey yolunda.

Durun bir dakika, o kadar üye olmuş kişiye sahipsiniz, hepsinin email adresi elinizde ve attığınız emailler olumlu cevaplar alıyor. Fakat, sizce bu kadar uğraşmanın karşılığını alıyor musunuz?

Eğer listenizdeki kişilere haftada bir veya iki tane email gönderiyorsanız ve gönderdiğiniz emaillerin hepsi standartsa, işte bu sizin asıl probleminiz olabilir. Hemen topladığınız kullanıcı bilgilerine bir göz atıp, kullanıcıları gruplara ayırmaya başlamalısınız. Bu şekilde ilgili kullanıcılara özel, kişiselleştirilmiş email atmaya başlayabilirsiniz.

İşin özü; Email marketing’de: email listenizdeki kullanıcılara müşteri gözü ile bakmaktan çekinmeyin. Onları, bir ürün veya hizmet emaili gönderince kaybetmiş olmazsınız. Biraz akılcı olup, cesaretli davranırsanız hepsini aktif müşterileriniz haline dönüştürebilirsiniz.

Unutmayın; göndereceğiniz email mutlaka göndereceğiniz kişi ile alakalı olmalı.

1. Güncel

İnternet aleminde gayriihtiyari olarak sürekli güncel kelimesiyle kaşılaşıyorsunuzdur. Zamanı takip etmen ve trendi yakalamak insanların dikkatini çekmek açısından çok önemli. Emaillerinizde güncel bilgilerden yararlanırsanız listenizdeki kullanıcıları nasıl yönlendirebileceğinizi görmüş olacaksınız. Eğer yakın zamanda büyük bir etkinlik, olay veya buluşma varsa ve internette bununla ilgili konuşmalar dönüyorsa emaillerinizde kullanabilirsiniz. Aynı şekilde yaklaşan bir tarihte tatil, bayram, özel gün vs varsa bunu da mutlaka kullanmalısınız. Artık her şey için özel bir gün var. Dünya Köpüklü Banyo Gününü(8 Ocak) bile kampanyanızda kullanabilirsiniz.

Ama bunlardan daha önemli günler var. O da insanların özel günleri; doğum günü ve yıl dönümü gibi. O günlerde kişiye özel teklifler gönderebilirsiniz.

Daha da öteye gitmek isterseniz insanların sürekli yenilediği ürünler(parfüm gibi) hakkında kampanya emailleri gönderebilirsiniz. Bu şekilde markanız hatırlanmış olur. Ayrıca müşteri önemsendiğinin farkına varır ve sizi tercih etmeye devam eder.

Her zaman müşteri bilgilerini, avantajınız doğrultusunda kullanın.

2. Hoş Geldin Emailleri

Bu konu hakkında sürekli konuşmak yersiz olur, çünkü daha önceden bir çok yazımızda, bu konunun üstünde durmuştuk.

Hoş geldin emailleri ile ilgili önemli bilgileri öğrenmek için Neden Hoş Geldin Emaili Atmalısınız? adlı yazımızı okumanızı tavsiye ederiz.

Ama kısaca bahsedecek olursak:

İstatistiklere göre en çok ilgi duyulan ve beklenen emailler hoş geldin emailleridir. Ayrıca hoş geldin emailleri karşı tarafla aranızda sıkı bir bağ kurar ve karşı tarafa emaillerinizin ne ile alakalı olduğunuz hakkında kilit bilgileri verir.

3. İlk Satın Alım

Eğer hoş geldin emaili, sizin kampanyanızın biçimiyle alakalı değilse, müşterilerinize direkt olarak ilk satın alım emaili yollayabilirsiniz. İlk satın alım emailleri bir açıdan müşterileri ürününüzü satın almaya zorlar. Eğer kampanyanız da iyiyse satın alım işlemini şimdiden gerçekleşmiş sayabiliriz.

Yukarıda bahsettiğimiz konuda dikkat etmeniz gereken bir nokta var. Eğer müşterinize emailli yolladıktan sonra satın alım gerçekleşmezse, bir sonraki kampanya veya indirim emailini göndermek için en azından 2-3 hafta bekleyin. Ve bu kampanyanın cezbedici olduğundan emin olun.

4. Alışverişi Tamamlamak

Alışverişde alınacak her şey seçildi. Sepete eklendi, tam kasaya giderken birden alıcı ortadan kayboldu. Ne garip bir durum değil mi?

Alışveriş dünyasında satış yapamamaktan daha kötü bir durum varsa, o da alıcının sepeti doldurup satın alımı gerçekleştirmemesidir. Bu yüzden alıcıyla biran önce irtibata geçip ürünlerinin sepette beklediğini hatırlatmanız gerekir. Emaile direkt olarak satın alım işlemine giden bir link ekleyerek de işleri kolaylaştırabilirsiniz.

Sonuç olarak üyelerinizi müşterilere çevirme işi, biraz baskı gerektiriyor. Ama bu baskının ilerde sizin işinize yarayacağını asla unutmayın. Bu yüzden cüretkar olmaktan kaçınmayın.

Email Marketing'in Geleceği ve Yeni Buluşlar

Email Marketing’in Geleceği ve Yeni Buluşlar

Email Marketing’in Geleceği ve Yeni Buluşlar

Email marketing ve email dizaynları gün geçtikçe gelişiyor. Bunu sadece mobil cihazlara bakarak bile anlayabiliriz. 2011’den 2015’e kadar mobil cihazlarda emaillerin açılma oranı %250 oranında artış gösterdi. 2011’de emaillerinizi mobil cihazlar için optimize etmediğinizde bir şey kaybetmiş olmazdınız ama şuanda emaillerin mobil optimizasyonu zorunlu gibi bir şey. Bu tarz gelişimelere ayak uydurmayan büyük firmalar, sırf bu yüzden her ay binlerce dolar kaybediyor.

Sonuç ortada: Eğer email marketing trendlerine ayak uydurmazsanız, sarfettiğiniz emekler boşuna olacaktır.

Trendi yakalamak sizi email marketing sektöründe ayakta tutacaktır. Yalnız, bu sektörde ayakta kalmaktan çok daha fazlasını istiyorsanız; trend olacak şeyleri önceden idrak edip, kampanyanıza adapte etmeniz gerekiyor.

Yazıya devam etmeden önce Email Marketing Bitti mi? adlı yazımızı okuyabilirsiniz.

Trendleri önceden yakalamak sizi insanlar gözünde bir otorite haline getirecektir. Bu yüzden insanlar sizi zamanın ötesinde görecektir ve yaptığınız işe ilgi duyacaktır.

Gelin, gelecekte email marketing sektöründe bizleri nelerin beklediğini ve yeni trendlerin ne olacağına yakından bakalım.

Anlık Kişiselleştirmeler

Listenize toplu olarak email gönderme gün geçtikçe daha az etkili olacak. İnsanlar bunları görmekten sıkıldı. Artık, ortalama her gün email aldığımız için neye tıklayıp, tıklamayacağımız konusunda daha seçici oluyoruz. Eğer gönderilen email bizimle direkt olarak alakalı değilse, emaili hiç açmıyoruz, hatta bazen emaili gönderen kaynağa olan aboneliğimizi bile sonlandırıyoruz.

Anlık kişiselleştirme kısaca, doğru kişiye doğru emaili olabildiğince fazla bilgiyle göndermek anlamına geliyor. Bunu, kişi size kayıt olduğu andan itibaren, bilgilerini alarak ve kişiyi takip ederek gerçekleştirmelisiniz. Hangi emailleri açıyor, hangi linklere tıklıyor, emailleri ne zaman açıyor… gibi. Bu bilgileri toplamanızdaki sebep, kişilere yüksek oranda kişiselleştirilmiş emailler yollamak.

Aslında bu trend çoktan başladı. Bazı firmalar ve siteler kişilerin hangi kaynaklara üye olduklarını takip ediyor. Bu yolla onlara ilgilerini çekebilecek kişiselleştirilmiş emailler yolluyor. Ama email marketing sektöründe şuanda büyük çoğunluk tüm listesine aynı emailleri göndermeyi tercih ediyor.

Eğer email marketing sektöründe sonuçların giderek iyileşmesini istiyorsanız, yeniliklere adapte olmalısınız. Gönderilen emaillerin kişilerle olan alakasını arttırmalısınız.

Akıllı Emailler

İleride sektörün yönünü belirleyecek olan akıllı emailler, hala gelişmekte olan bir seçenek.

Hava yağmurluyken size şemsiye satış emaili veya hava güneşliyken, indirimde olan güneş gözlükleri konulu bir email hatta dükkanınızın yakınından geçen insanlara otomatik olarak email geldiğini bir düşensenize.

Çılgınca geliyor değil mi?

Çok yakın bir gelecekte bunların hepsi mümkün olacak. Çevrenizde olup biteni, gündemi, hava durumunu kullanarak doğru insanlara doğru emailler gönderebileceksiniz. Akıllı emaillerle ilgili olarak bu anlattıklarımız sadece olacakların bir kısmı. Henüz tahmin bile edemediğimiz bir çok gelişme yakın zamanda bizlerle buluşacak.

Gönderilecek Emaillerin Yapısının Değişimi

Emaillerin geleceği günümüzden çok daha karmaşık bir hal alacak. Aldığımız emailler gittikçe web sitelerine yada mobil bir uygulamaya benzeyecek. Alıcılar emailleri açmakla kalmayacak bunun yanında emailin içinde gezebilecekler, linklere tıklayıp ekstra hiçbir şey açmadan göndericinin kaynaklarında özgürce dolaşacaklar. Emaillerin içinden sipariş verecekler, satın alım gerçekleştircekler, kargolarını takip edecekler… ve daha bir sürü şey.

Çok yakın bir zamanda gelecek olan bu trendleri vaktinde uyum sağlarsanız size büyük ölçüde fayda sağlayacaktır.

Bunu teknolojinin gelişimini beklemeden hemen gerçekleştirmek isterseniz message34.com adresini ziyaret etmenizi öneririz 🙂

 

Neden Hoş Geldin Emaili Atmalısınız?

Neden Hoş Geldin Emaili Atmalısınız?

Neden Hoş Geldin Emaili Atmalısınız?

İlk izlenim her zaman için çok önemlidir. Bunu emailler için de söyleyebiliriz. Daha sonradan bıraktığınız izlenimi düzeltmeniz çok zordur. İşte bu yüzden hoş geldin emaillerinin önemi çok yüksektir.

Garip bir şekilde, gönderilen tüm emailler arasında en çok okunma oranına sahip olan; hoş geldin emailleridir. Hoş geldin emaili sizinle müşteri arasındaki ilk izlenimi oluşturacak yegane şeydir. Bu yüzden markanıza uygun bir email yapısı seçmek, yararınıza olacaktır.

Daha önce Email Marketing Sektörünün Belası: Inboxa Ulaşmayan Emailleradlı yazımızı okumanızda fayda var.

İlk izlenimin iyi olması için sizin adınıza en önemli şeyleri bir araya getirdik.

1. Karşılama

İyi bir tanışma tartışmasız çok önemlidir. Aslında bu da hoş geldin emaillerinin yaptığı şeydir. Servisinizi kullanan bütün kullanıcılara uğraşıp tek tek hoş geldiniz derseniz, ilişkinize sağlam başlamış olursunuz. Emaillerde onların ismini kullanın ve samimi olun. Sıcak bir karşılama çok önemli.

Ayrıca kendinizi tanıtırken, müşterinin beklentilerinin de temelini atabilirsiniz. Mesela; ne sıklıkla email atacaksınız, neden onlara email atıyorsunuz, neler vaat ediyorsunuz gibi.

Unutmayın; Kullanıcıların beklentilerini karşılayamazsanız onlar da emaillerinizi daha fazla almak istemeyeceklerdir.

2. Samimiyet Güven Getirir

Günümüzde aldığınız her hizmetten anında memnun kalmalısınız, bu emailler için de geçerli. Karşı tarafın sizin emaillerinize abone olması onun anında cevap almasını gerektirir. Eğer inboxlarına sizden bir email gitmezse bir şeylerin yanlış gittiğini düşünürler. Kayıt tamamlandıktan sonra, onlara biran önce email gittiğinden emin olun. Eğer 24 saatten sonra emaili gönderirseniz bu, onların başka markalara yönelebileceği anlamına gelir.

3. Basit Bir Teşekkür

Centilmen olun ve her fırsatta teşekkür edin. Artık müşteriler ürünlerin ve servislerin seçimini yaparken inanılmaz geniş bir yelpazeye sahip, diğerlerinin yerine sizi seçmiş olması çok kıymetli bir şey. Hoş geldin emailiniz bunu karşı tarafa gösterme şeklinizdir. Sonuçta müşteride marka imajını oluşturacak şey de budur.

4. Açılma Oranları

Yukarıda belirttiğimiz gibi, diğer emaillere göre en yüksek açılma oranlarına sahip olan hoş geldin emailleridir. Bunu kullanarak karşı tarafı daha ilk seferinde bilgilere ve reklamlara boğmayın. Nazik olun, onay emailinden sonra sıcak bir karşılama yapmanız fazlasıyla yeterli olacaktır.

5. İletişim Ağı Oluşturun

Sosyal olun. Emailinize müşterilerin yaptığınız işe ilgisini çekecek ve diğer müşterilerle iletişime geçecek sosyal medya linklerini ekleyin. İnsanların birbirleri ile iletişime geçebileceği ortam sunarsanız, kuracakları iletişimin sizin satışlarınıza yansıyacaktır. Blogunuz mu var? Linkini ekleyin. Müşteriler iletişimi olduğu markaların nelerle uğraştığını öğrenmeyi sever. Eğer siz müşteriyi blogunuza çağırısanız kişisel olarak görülecektir ve sizin yararınıza olacaktır.

Ebülten Üyelerinizi Nasıl Elinizde Tutarsınız?

Ebülten Üyelerinizi Nasıl Elinizde Tutarsınız?

İnternet kullanan ve en az 1 email hesabı olan kullanıcıların %91’i günde en az 1 kere emaillerini kontrol ediyor.

Peki ya sizin mailing kampanyalarınız ilgi çekiyor mu üyeleriniz bakıyor mu?

1- Üyelerinizin İlgi Alanlarına Göre Segment Ederek Ebülten Gönderin

Sorun: Bir yığın eposta ile karşılaşan kullanıcıların çoğunun yarısı hiç okumadan sildiğini biliyor musunuz? Kullanıcıların %49’u sık tekrarlanan gönderilerden veya zamanla sıkıcı olduğunu düşündüğü bültenlerden ayrılıyor. %25’i ise gelen içeriğin kendisiyle hiç alakalı olmadığını söylüyor.

İyi haber: Segment özelliği. Üye segmentasyonu sayesinde kullanıcılarınızı doğru şekilde ayırdıktan sonra o %25’i bir hayli azaltabilirsiniz.

Çözüm: Bir içerik takvimi oluşturun. İçerik ve projelerinizi gönderi sıklığınıza göre düzenleyip planladıktan sonra segment ettiğiniz üyelere yollayıp daha çok geri dönüş alır ve üyelerinizi sıkmazsınız. Planlama sayesinde raporları ve gönderinin yapıldığı datayı takip eder, bu şekilde aynı dataya aynı maili defalarca atmazsınız.

2- Kişiye Özel Ebülten Kampanyaları Hazırlayın

Sorun: Her birey binlerce email listesinin içinde sadece birer noktadır ve bunun farkındadırlar.

İyi haber: Dinamik alanlarımız var.

Çözüm: Dinamik alanları kullanarak müşterilerinize ad, soyad, doğum günü ve email adresini mailde gözükecek şekilde ayarlayarak mailin direkt olarak kendilerine gönderilmiş hissiyatı yaratabilirsiniz.

3- Eğlenceli Olmaya Çalışın

Sorun: Satış ve pazarlama sizin için harika bir olay olsa da çoğu kişi sürekli ona bir şeyler pazarlanmaya çalışmasına sıcak bakmaz. Bu yüzdende gelen ebülteni okumadan siler.

İyi haber: Kurumsal firmalar dışında müşterilerin çoğu mailin içinde eğlenmek ister. Diğer maillerin sıkıcılığına bir mola vermek herkesin işine gelir.

Çözüm: Gönderilerinizin içine bazı ilgi çekici, interaktif içerikler ekleyebilirsiniz. Bunun için bir çok seçenek var. Bir anket veya yarışma ekleyebilirsiniz.
Müşterilerinizden gönderdiğiniz içerikle ilgili fotoğraf veya içerik isteyebilirsiniz. İlginç gerçekleri veya istatistikleri listeleyebilirsiniz. Ve en önemlisi, abonelerinizin mailinizi açması için ikna edici ve eğlenceli bir “kısa” konu satırı kullanabilirsiniz.

4- Az ve Öz Anlatıma Özen Gösterin

Sorun: Müşterilerin büyük çoğunluğu uzun emailler ile karşılaştığında önemli dahi olsa mailin karın boşluğuna doğru bir yumruk sallamak istiyor.

İyi haber: Gönderilerinizi oluştururken onları büyük bir yük veya çok fazla zaman kaybı olarak düşünmeyin. Çünkü zaten yapmanız gereken onları basit tutmak.

Çözüm: Görselliğe ve konu başlıklarına daha çok önem verin. Görseller, basit başlıklar ve özet bir çift cümle müşterinin ilgisini çekmeye yetecektir.

5- Göze Hitap Edin

Sorun: Dümdüz bir şablon ile oluşturulmuş email müşteri tarafından şüpheli ve sıkıcı bulunur.

İyi haber: Sistemimizde şablonlarınızı kolaylıkla tasarlayabileceğiniz bir altyapı mevcut. Üstelik responsive yapısı ile mobil uyumlu.

Çözüm: Görsellik açısından daha çekici şablonlar kullanın ve içeriğinizi buna göre düzenleyin.

Renkli başlıklar veya tablolar kullanın. Yazı fontlarını önemseyin. Sıralamanız gereken bir şeyler varsa yanlarına küçük noktalar koyun veya sayı verin.
Bu şekilde müşterileriniz 5 saniyede maili okuması gerektiğine karar verecektir. Mobil telefonundan maillerine bakın üyelerinizi unutmayın. Tasarımlarınızın mobil uyumlu olmasın özen gösterin.

6- Gönderilerinizi Düzene Oturtun

Sorun: Abonelerinize uzun süre gönderi yapmazsanız, onlara yabancılaşır ve izin aldığınız halde aylar sonra giden mailinizde spam olarak işaretlenirsiniz. Diğer taraftan, abonelikten çıkanların %54’ünün sebebi çok sık mail gönderimi olarak belirttiğini unutmamak gerekir.

İyi haber: Raporlama sekmemizde en son hangi tarih ve saatte gönderi yaptığınızı görebilir, diğer tarihinizi belirledikten sonra gönderi planlayabilirsiniz.

Çözüm: Müşterilerinize ne sıklıkla ebülten almak istediklerini sorun. Gelen yanıtlara göre listenizi segment ederek kime ne sıklıkla mail yollamanız gerektiğini belirleyebilirsiniz. Eğer segmentasyon ile uğraşmak istemiyorsanız haftada en az 1 gönderi yaparak kendinizi hatırlatmalısınız.