Yazılar

Doğum Günü Mailing

Eposta Pazarlama Jokeri: Doğum Günü Epostaları

Eposta Pazarlama Jokeri: Doğum Günü Epostaları

Markanız için eposta kampanyası oluştururken dikkat etmeniz gereken en önemli şeylerden biri de şüphesiz kullanıcıların doğum tarihleridir. Kullanıcıları servisinize kaydederken onların doğum tarihlerini almayı asla unutmayın çünkü ileride bu sizin çok işinize yarayacaktır.

Aslına bakacak olursak doğum günü epostalarını yollamanın en zor kısmı kullanıcının doğum tarihini almaktır. Gerisini birkaç tık ile kendiliğinden halledebilirsiniz.

Gelelim konumuza;

Doğum Günleri

Doğum günü epostalarının kolay gönderilmesi dışında en sevilen yanı ise verdiği karşılıktır. Doğum günü epostalarıyla birlikte, çok az bir uğraşla çok yüksek oranda kazanç sağlayabilirsiniz. Kazanca sadece maddi yönden bakmak yanlış olur. Kullanıcılardan kazanacağınız geri dönüş, onlara hissettirdiğiniz güzel duygular ve özel anlarını paylaşma durumu, markanız adına yapılmış çok büyük bir yatırım olacaktır.

Tahmin edileceği üzere doğum günü epostaları, hoş geldin epostalarından sonra en fazla açılma oranına sahip ve en çok ilgi gösterilen epostalardır.

Hoş geldin epostalarıyla ilgili daha fazla bilgi için Neden Hoş Geldin Emaili Atmalısınız? adlı yazımızı okuyabilirsiniz.

Tasarım

Tasarım olarak tabii ki doğum günü partisi temalı bir eposta göndermeniz gösterilen ilgiyi arttıracaktır. Eğer bu tarz eğlenceli epostalar markanızın konseptine uygun değilse müşteri profiline uygun sade bir tebrik tasarımı fazlasıyla iş görecektir. Ayrıca bu epostalar markanızın akıllarda kalıcılığını arttıracaktır.

Unutmayın; göndereceğiniz epostalara kişiye özel, cezbedici “kampanyalar” eklemek iki taraf içinde faydalı olacaktır. Bu kampanyalara örnek olarak; ücretsiz hizmetler, satın alımlarda direkt indirimler veya kişiye özel olarak belirli ürünlerde indirimler verilebilir.

Sonuç

Doğum günü epostalarını göndererek markanızın başarısını kayda değer bir şekilde arttırmış olursunuz. Şöyle ki; kullanıcılar “Bugün benim doğum günüm ne istersem alırım, istediğimi yaparım.” düşüncesiyle, kişiye özel olarak hazırlamış olduğunuz kampanyanızdan faydalanmayı kolayca kabul edeceklerdir.

Doğum günü epostalarının diğer epostaların neredeyse hepsinden daha önemli olduğunun farkına vararak bunu değerlendirme fırsatını kaçırmayın. Bu sebeple epostanızı kişisel, samimi ve hatırlanabilir bir yapıda tasarlayıp, hemen gönderimlere başlayın.

message34.com

Neden Eposta Pazarlama Listesi Satın Almamalısınız?

Neden Eposta Listesi Satın Almamalısınız?

Neden Eposta Pazarlama Listesi Satın Almamalısınız?

Eposta Pazarlama‘ya başlıyorum eposta listesi satın almalı mıyım? Hepsi aynı değil mi zaten? Kim uğraşacak şimdi o kadar eposta adresi toplamayla? Gibi sorular genellikle aklımızı kurcalayan sorulardır. Bu sorulara kısaca cevap verecek olursak; Hayır, kesinlikle satın almamalısınız.

Epostalarınıza Nasıl Daha Fazla Tık Alırsınız? sorusunun cevabı bu yazımızda.

Aslında bu noktada zaten cevabınızı almış olacaksınız. Ama konumuza dair daha çok bilgi almak isteyenler için, ayrıntılarıyla bahsetmekten mutlu olacağız.

Spam

Duruma hemen açıklık getirelim. Öncelikle, spam epostaları atmadığınızı farz ediyoruz. Eğer atıyorsanız, yazımızı okumaya burada son verebilirsiniz.

Her ne şekilde olursa olsun, spam epostaları atanlar eposta listesi satın alır veya bir yerlerden ele geçirir. Çünkü amaçları konuyla alakalı olsa da olmasa da mümkün olduğunca daha fazla insana ulaşmaktır. Ancak spam epostalarını sektörden kimse almak istemez çünkü epostayı atan kişiyle bir alakanız yoktur ve gönderdiği epostalar tanımadığınız insanlar için rahatsız edicidir.

Benzerlikler

Listeyi satın aldıktan sonra, kullanıcılar gönderilerinizi en başta spam olarak algılamasa bile daha sonradan işin aslını fark edeceklerdir. Satın alınacak listelerdeki kullanıcıların, yaptığınız işle alakasının olmadığını şimdiden garanti edebiliriz.

Yani aslında epostalarınızı, dışarıyla alakası olmayan kapalı bir kutuya göndermiş olacaksınız. Ve belki de gelecekte güzel yerlere gelecek olan işinize, bu şekilde çok kötü bir başlangıç yapmış olacaksınız.

Karaborsa

Günümüzde karaborsa taktikleri teknoloji ile birlikte gelişim gösterdi.

Şu günlerde 3. parti kişilerden korsan olarak bilet alacak olursanız sonucunda pişman olabilirsiniz. Artık karaborsacılar internet üzerinden biletleri alıp birkaç kez aynı biletin çıktısını alabiliyor. Bu şekilde 1 bileti birçok kişiye satmış oluyorlar.

Aynı durum satın aldığınız eposta listesi için de geçerlidir. Yani satın almış olduğunuz liste aslında başka birinin listesinin kopyasıdır. Ve esasen birçok kişi tarafından satın alınmıştır. Bu listeye olan niyetiniz iyi olsa bile liste zaten diğer spamcılar tarafından “ateş altına” alınmış olacaktır.

Bu da demek oluyor ki satın almış olduğunuz listeyi; ilgilenmediği üyelikleri sonlandıran, her şey için aynı eposta adresini kullanan veya aktif olmayan eposta kullanıcıları oluşturuyor.

İnternet Sağlayıcıları

Listemizdeki belki de en önemli şey, satın almış olduğunuz eposta listesinin ileride internet sağlayıcınızla sizin aranızda oluşturacağı problemlerdir. İleride şikayetler doğrultusunda ip’niz takibe alınacaktır ve bu yüzden kötü bir üne sahip olmuş olacaksınız. Yukarıda bahsettiğimiz 3 yol da başarı derecenizi çok kötü etkileyecektir. Bu bağlamda gelecekte göndereceğiniz epostaların kullanıcılara ulaşma ve görülme oranı gittikçe düşecektir.

Şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki; eposta pazarlama listesi satın almak size kesinlikle bir fayda sağlamayacaktır.

Eğer birisi size eposta pazarlama listesi teklif ederse, onlara basitçe hayır demeyi bilin.

Eposta Pazarlama ile ilgili her türlü sorunuz için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

www.message34.com

Epostalarınıza Nasıl Daha Fazla Tık Alırsınız?

Epostalarınıza Nasıl Daha Fazla Tık Alırsınız?

Epostalarınıza Nasıl Daha Fazla Tık Alırsınız?

Üyelerinize göndermeye değer, güzel bir eposta hazırlamak gerçekten zordur. Bunu çok iyi biliyoruz. Epostanızı hazırladınız ve üyelerinize gönderdiniz. 24 saat sonra baktığınızda epostanızın, üyeleriniz tarafından açıldığını ama linklerinizin tıklanmadığını gördünüz. Peki bu “link tıklamalarını” üyelerinizden nasıl alacaksınız?

Bazen kampanyanızın iyi olması bile üyelerinizi etkilemeyebilir. Bu sorunu düzeltmek için eposta pazarlama hamlelerini doğru yaptığınızdan emin olun. Bu yazımızda sizlere, bahsettiğimiz hamleleri nasıl yapacağınızı anlatacağız.

Devam etmeden önce sizlere Eposta Pazarlama’da Segment Bazlı Email ile Tam İsabet! adlı yazımızı okumanızı öneririz.

4. Limitli Kaynaklar

Şu hayattan öğrendiğimiz yegane şeylerden birisi de, oluşacak kıtlığın insanları nasıl çılgına çevireceğidir.

Yapacağınız kampanyalarda, satışların sınırlı sayıda olacağını söylemek müşterilerinizi satın almaya biraz daha zorlayacaktır. Kampanya yapmaya bir daha satışını yapmayacağınız ürünlerden başlayabilirsiniz. Ayrıca deponuzu komple boşaltmak istiyorsanız, bu da çok iyi bir fırsat. Bir epostada birkaç ürüne yer vererek ve satışların sınırlı sayıda olduğunu belirterek başarıya bir adım daha yaklaşabilirsiniz.

Tüm bunlar sizin markanızın karakteristiğine uymuyorsa; yeni ve güzel bir kampanya oluşturarak, bu kampanyanın kısıtlı bir süre için olduğunu söyleyebilirsiniz. Bu kampanyadan sonra yenileri mutlaka gelecektir. Yalnız hiçbiri bunun kadar büyük etkiye sahip olmayacaktır.

Belirmemiz gereken bir konu var: “kısıtlı bir süre için” veya “sınırlı stok” gibi kozlarınızı sürekli kullanmayın. Bu satışlarda artıştan çok düşüşe sebep olacaktır. Ayrıca stok durumu gerçekten sınırlı değilse, müşterilerinize yalan söylememelisiniz. Böyle bir şey hiç hoş olmaz.

3. Otorite

Herhangi bir şeyin satışını yapmayan eposta kullanıcıları ise; üyelerin sizleri bir konuda uzman olduğunuz için takip ettiğini varsayıyoruz.

Öncelikle üyelerinize sadece en son yazdığınız blogları göndermekten daha fazlasını yapmalısınız. Bunu; webinar, infografik, ufak eğitim ve e-kitap gibi şeyler yapıp bültenlerinize eklemelisiniz. Üyelerinizle olan etkileşimin artacağından eminiz.

Yapacağınız bu ekstra içeriklerle, kullanıcıların ne gibi şeylere ilgi duyduğunu ve ne gibi şeyler istediğini de anlamanız çok kolaylaşacaktır.

2. Paylaşım

Nihai hedefiniz, üyelerinizin web sitenizde dolaşmasını sağlamak olsa da, bunu yaptığınız yolları genişletmek işinize yarayabilir. Üyelerinizi paylaşmaya itmek için birkaç yol var. Bunlardan birincisi; epostaları forwardlamalarını sağlamak.Yalnız üyeleriniz, epostaları forwardlarında yeni kullanıcıların bültenlerinize kolayca abone olmalarını sağlayacak bir link eklemeniz gerekmekte.

Eposta tüm zamanların en iyi pazarlama yolu olsa da, sosyal medyayı kullanmak fena fikir değil. Epostalarınızı oluşturduğunuz içerikleri, sosyal medyada kolayca paylaşmalarını sağlayacak linkler eklemeniz de sizin yararınıza olacaktır.

1. Yakınlık

İnsanların robotlarla konuşmayı sevmediği apaçık ortada. Bu epostalar için de geçerli. Hiç kimse karşısında bir robotun olmasından memnun kalmaz. İşte bu yüzde epostalarınızda daha samimi ve kişisel olmalısınız.

Epostalarınızı yazarken kendinize, üyelerinizin perspektifinden bakmayı bilin. Üyelerinizin gerekli bütün bilgilerine zaten sahipsiniz. Bunu kendi avantajınız için kullanın ve onlara arkadaşça epostalar hazırlayın.

Samimiyet her zaman çok önemlidir.

www.message34.com

Email Marketing Test

Emaillerde Konu Satırı Dışında Test Etmeniz Gereken 3 Şey

Emaillerde Konu Satırı Dışında Test Etmeniz Gereken 3 Şey

Evet, sürekli olduğu gibi bu yazımızda da bir şeylerin test edilmesinden bahsediyoruz. Tekrar, tekrar, tekrar. Çünkü test etmek bütün tıklamaları arttıracak doğru email düzeninin bulunması demektir.

Daha önceden konu satırının, testi ve yapısından Etkili Mailing Gönderiminde Can Alıcı Nokta “KONU SATIRI” adlı yazımızda bahsetmiştik. Bugün ise sizlere konu satırı dışındaki önemli kısımları göstereceğiz.

Lafı uzatmadan konumuza girelim.

3.Zaman

Evet, zaman ile ilgili gerekli şeyleri daha önce de söylemiştik. “E-posta Göndermek İçin En İyi Zaman Nedir?” adlı yazımızda dikkat edeceğiniz gibi sizlere kilit bilgileri vermiştik, bu bilgilerin arasından en önemlisi ise testti. Bunu tekrar hatırlatmamızda fayda var.

Bu hatırlatma hem sizin hem de bizim için çok önemli çünkü test etmek kullanıcılarınızın ne zaman size daha fazla ilgi gösterdiğini anlamanın en iyi yolu. Gün içi zamanların dışında, kullanıcıların size hangi günlerde ilgi gösterdiğine de dikkat etmeniz gerekiyor. Karışık zamanlarda göndereceğiniz emailler, bu konuda yapmanız gereken tek şey.

Zaman, her kullanıcı için değişken bir olgudur.

2.Resimler

Yapacağınız gönderilere koyacağınız resimleri seçmek, ustalaşması zor bir konudur. Her ne kadar zor olsa da, kullanıcıların gönderilerinizde ilk dikkat edeceği şey, koyduğunuz resimlerdir. Bu yüzden gönderilerdeki resimleri doğru seçmek günü kurtarabilir.

Neyse ki bu konu hakkında profesyonel ekibimizden yardım alabilirsiniz.

İnternet, resimler için adeta sonsuz bir derya. Bu sebeple, değişik resimleri test edip, onların yenilerini bulmak hiç de zor değil. Cephaneliğiniz neredeyse sınırsız.

Hemen göndereceğiniz emaillere tatlı hayvan resimleri koyarak, testlerinize başlayabilirsiniz (ilginin artacağından eminiz 😊).

Emaillere tatlı hayvan resimleri koymak sizin kampanyanız açısından uygun değilse, “insanları” da deneyebilirsiniz. Yalnız burada dikkat etmeniz gereken bir durum var. O da şu: Hissettirmek istediğiniz duygularla, alakalı yüz ifadeleri seçmeniz gerektiği.

Eğer emaillerinize resim koymak, üyelerinize veya size uygun değilse koymaya da bilirsiniz. Resim koymayı tercih etmezseniz, kullanacağınız kelimelerin ve tabloların daha ilgi çekici olması gerekir.

Aslında buradaki asıl nokta şu; istediğiniz şeyi bilin ve deneyin. Denemekten asla korkmayın. Ayrıca kullanıcılarınızın ne istediğini ve neleri sevdiklerini de anlayın.

1.İçerik

Tabii ki içerikleri test etmek herkesin yapıyor olması gereken bir şey.

Eğer gönderdiğiniz emaillerinizin açılma sayısı fazla ama içerideki linklerin tıklanma oranı azsa, bunun sebebi büyük oranda içeriğinizdir. İçerik bir emailde her şeydir. Ne satmak istediğiniz, kullanıcılara sunduğunuz teklifler ve bunu onlara nasıl sunduğunuzdur. Bu yüzden sürekli olarak hangi içerik düzenlerinin daha fazla dikkat çektiğini araştırmanız gerek. Ayrıca bunu test ederken özellikle gayretli olun.

Aslında her şey test edilebilir. İyi bir pazarlamacı sürekli olarak her şeyi test edip, ürününü buna göre düzenler.

Değişikliklere uyum sağlayın, güncel olun ve test edin.

Email Marketing ile Listenizdeki Üyelerinizi Nasıl Müşterilere Çevirirsiniz?

Email Marketing ile Listenizdeki Üyelerinizi Nasıl Müşterilere Çevirirsiniz?

Email Marketing ile Listenizdeki Üyelerinizi Nasıl Müşterilere Çevirirsiniz?

Email listenize üye toplama işiniz çok iyi ilerliyor. İnsanlar heryerden listenize kayıt oluyor (facebook, twitter, kendi siteniz vs.). Her şey yolunda.

Durun bir dakika, o kadar üye olmuş kişiye sahipsiniz, hepsinin email adresi elinizde ve attığınız emailler olumlu cevaplar alıyor. Fakat, sizce bu kadar uğraşmanın karşılığını alıyor musunuz?

Eğer listenizdeki kişilere haftada bir veya iki tane email gönderiyorsanız ve gönderdiğiniz emaillerin hepsi standartsa, işte bu sizin asıl probleminiz olabilir. Hemen topladığınız kullanıcı bilgilerine bir göz atıp, kullanıcıları gruplara ayırmaya başlamalısınız. Bu şekilde ilgili kullanıcılara özel, kişiselleştirilmiş email atmaya başlayabilirsiniz.

İşin özü; Email marketing’de: email listenizdeki kullanıcılara müşteri gözü ile bakmaktan çekinmeyin. Onları, bir ürün veya hizmet emaili gönderince kaybetmiş olmazsınız. Biraz akılcı olup, cesaretli davranırsanız hepsini aktif müşterileriniz haline dönüştürebilirsiniz.

Unutmayın; göndereceğiniz email mutlaka göndereceğiniz kişi ile alakalı olmalı.

1. Güncel

İnternet aleminde gayriihtiyari olarak sürekli güncel kelimesiyle kaşılaşıyorsunuzdur. Zamanı takip etmen ve trendi yakalamak insanların dikkatini çekmek açısından çok önemli. Emaillerinizde güncel bilgilerden yararlanırsanız listenizdeki kullanıcıları nasıl yönlendirebileceğinizi görmüş olacaksınız. Eğer yakın zamanda büyük bir etkinlik, olay veya buluşma varsa ve internette bununla ilgili konuşmalar dönüyorsa emaillerinizde kullanabilirsiniz. Aynı şekilde yaklaşan bir tarihte tatil, bayram, özel gün vs varsa bunu da mutlaka kullanmalısınız. Artık her şey için özel bir gün var. Dünya Köpüklü Banyo Gününü(8 Ocak) bile kampanyanızda kullanabilirsiniz.

Ama bunlardan daha önemli günler var. O da insanların özel günleri; doğum günü ve yıl dönümü gibi. O günlerde kişiye özel teklifler gönderebilirsiniz.

Daha da öteye gitmek isterseniz insanların sürekli yenilediği ürünler(parfüm gibi) hakkında kampanya emailleri gönderebilirsiniz. Bu şekilde markanız hatırlanmış olur. Ayrıca müşteri önemsendiğinin farkına varır ve sizi tercih etmeye devam eder.

Her zaman müşteri bilgilerini, avantajınız doğrultusunda kullanın.

2. Hoş Geldin Emailleri

Bu konu hakkında sürekli konuşmak yersiz olur, çünkü daha önceden bir çok yazımızda, bu konunun üstünde durmuştuk.

Hoş geldin emailleri ile ilgili önemli bilgileri öğrenmek için Neden Hoş Geldin Emaili Atmalısınız? adlı yazımızı okumanızı tavsiye ederiz.

Ama kısaca bahsedecek olursak:

İstatistiklere göre en çok ilgi duyulan ve beklenen emailler hoş geldin emailleridir. Ayrıca hoş geldin emailleri karşı tarafla aranızda sıkı bir bağ kurar ve karşı tarafa emaillerinizin ne ile alakalı olduğunuz hakkında kilit bilgileri verir.

3. İlk Satın Alım

Eğer hoş geldin emaili, sizin kampanyanızın biçimiyle alakalı değilse, müşterilerinize direkt olarak ilk satın alım emaili yollayabilirsiniz. İlk satın alım emailleri bir açıdan müşterileri ürününüzü satın almaya zorlar. Eğer kampanyanız da iyiyse satın alım işlemini şimdiden gerçekleşmiş sayabiliriz.

Yukarıda bahsettiğimiz konuda dikkat etmeniz gereken bir nokta var. Eğer müşterinize emailli yolladıktan sonra satın alım gerçekleşmezse, bir sonraki kampanya veya indirim emailini göndermek için en azından 2-3 hafta bekleyin. Ve bu kampanyanın cezbedici olduğundan emin olun.

4. Alışverişi Tamamlamak

Alışverişde alınacak her şey seçildi. Sepete eklendi, tam kasaya giderken birden alıcı ortadan kayboldu. Ne garip bir durum değil mi?

Alışveriş dünyasında satış yapamamaktan daha kötü bir durum varsa, o da alıcının sepeti doldurup satın alımı gerçekleştirmemesidir. Bu yüzden alıcıyla biran önce irtibata geçip ürünlerinin sepette beklediğini hatırlatmanız gerekir. Emaile direkt olarak satın alım işlemine giden bir link ekleyerek de işleri kolaylaştırabilirsiniz.

Sonuç olarak üyelerinizi müşterilere çevirme işi, biraz baskı gerektiriyor. Ama bu baskının ilerde sizin işinize yarayacağını asla unutmayın. Bu yüzden cüretkar olmaktan kaçınmayın.

Email Marketing'in Geleceği ve Yeni Buluşlar

Email Marketing’in Geleceği ve Yeni Buluşlar

Email Marketing’in Geleceği ve Yeni Buluşlar

Email marketing ve email dizaynları gün geçtikçe gelişiyor. Bunu sadece mobil cihazlara bakarak bile anlayabiliriz. 2011’den 2015’e kadar mobil cihazlarda emaillerin açılma oranı %250 oranında artış gösterdi. 2011’de emaillerinizi mobil cihazlar için optimize etmediğinizde bir şey kaybetmiş olmazdınız ama şuanda emaillerin mobil optimizasyonu zorunlu gibi bir şey. Bu tarz gelişimelere ayak uydurmayan büyük firmalar, sırf bu yüzden her ay binlerce dolar kaybediyor.

Sonuç ortada: Eğer email marketing trendlerine ayak uydurmazsanız, sarfettiğiniz emekler boşuna olacaktır.

Trendi yakalamak sizi email marketing sektöründe ayakta tutacaktır. Yalnız, bu sektörde ayakta kalmaktan çok daha fazlasını istiyorsanız; trend olacak şeyleri önceden idrak edip, kampanyanıza adapte etmeniz gerekiyor.

Yazıya devam etmeden önce Email Marketing Bitti mi? adlı yazımızı okuyabilirsiniz.

Trendleri önceden yakalamak sizi insanlar gözünde bir otorite haline getirecektir. Bu yüzden insanlar sizi zamanın ötesinde görecektir ve yaptığınız işe ilgi duyacaktır.

Gelin, gelecekte email marketing sektöründe bizleri nelerin beklediğini ve yeni trendlerin ne olacağına yakından bakalım.

Anlık Kişiselleştirmeler

Listenize toplu olarak email gönderme gün geçtikçe daha az etkili olacak. İnsanlar bunları görmekten sıkıldı. Artık, ortalama her gün email aldığımız için neye tıklayıp, tıklamayacağımız konusunda daha seçici oluyoruz. Eğer gönderilen email bizimle direkt olarak alakalı değilse, emaili hiç açmıyoruz, hatta bazen emaili gönderen kaynağa olan aboneliğimizi bile sonlandırıyoruz.

Anlık kişiselleştirme kısaca, doğru kişiye doğru emaili olabildiğince fazla bilgiyle göndermek anlamına geliyor. Bunu, kişi size kayıt olduğu andan itibaren, bilgilerini alarak ve kişiyi takip ederek gerçekleştirmelisiniz. Hangi emailleri açıyor, hangi linklere tıklıyor, emailleri ne zaman açıyor… gibi. Bu bilgileri toplamanızdaki sebep, kişilere yüksek oranda kişiselleştirilmiş emailler yollamak.

Aslında bu trend çoktan başladı. Bazı firmalar ve siteler kişilerin hangi kaynaklara üye olduklarını takip ediyor. Bu yolla onlara ilgilerini çekebilecek kişiselleştirilmiş emailler yolluyor. Ama email marketing sektöründe şuanda büyük çoğunluk tüm listesine aynı emailleri göndermeyi tercih ediyor.

Eğer email marketing sektöründe sonuçların giderek iyileşmesini istiyorsanız, yeniliklere adapte olmalısınız. Gönderilen emaillerin kişilerle olan alakasını arttırmalısınız.

Akıllı Emailler

İleride sektörün yönünü belirleyecek olan akıllı emailler, hala gelişmekte olan bir seçenek.

Hava yağmurluyken size şemsiye satış emaili veya hava güneşliyken, indirimde olan güneş gözlükleri konulu bir email hatta dükkanınızın yakınından geçen insanlara otomatik olarak email geldiğini bir düşensenize.

Çılgınca geliyor değil mi?

Çok yakın bir gelecekte bunların hepsi mümkün olacak. Çevrenizde olup biteni, gündemi, hava durumunu kullanarak doğru insanlara doğru emailler gönderebileceksiniz. Akıllı emaillerle ilgili olarak bu anlattıklarımız sadece olacakların bir kısmı. Henüz tahmin bile edemediğimiz bir çok gelişme yakın zamanda bizlerle buluşacak.

Gönderilecek Emaillerin Yapısının Değişimi

Emaillerin geleceği günümüzden çok daha karmaşık bir hal alacak. Aldığımız emailler gittikçe web sitelerine yada mobil bir uygulamaya benzeyecek. Alıcılar emailleri açmakla kalmayacak bunun yanında emailin içinde gezebilecekler, linklere tıklayıp ekstra hiçbir şey açmadan göndericinin kaynaklarında özgürce dolaşacaklar. Emaillerin içinden sipariş verecekler, satın alım gerçekleştircekler, kargolarını takip edecekler… ve daha bir sürü şey.

Çok yakın bir zamanda gelecek olan bu trendleri vaktinde uyum sağlarsanız size büyük ölçüde fayda sağlayacaktır.

Bunu teknolojinin gelişimini beklemeden hemen gerçekleştirmek isterseniz message34.com adresini ziyaret etmenizi öneririz :)

 

Listenizdeki Aktif Olmayan Kullanıcıları Nasıl Geri Kazanırsınız?

Email Listenizdeki Aktif Olmayan Kullanıcıları Nasıl Geri Kazanırsınız?

Email Listenizdeki Aktif Olmayan Kullanıcıları Nasıl Geri Kazanırsınız?

Bir email marketing kampanyası, sadece ona üye olan aktif kullanıcılar kadar başarılıdır. Markanıza veya kampanyanıza ilgisi olmayan pasif durumdaki üyeler ise aslında kampanyanızın potansiyelini gösteriyor. Bu her iş alanında sıkça rastlanan bir durumdur ve pasif kalan kullanıcıları geri kazanmanız için bir çok yol mevcut.

Neden geri kazanmak için çaba göstermelisiniz?

Listenizdeki pasif kullanıcılara, onların neden markanıza kayıt olduklarını hatırlatırken aslında kendi adınıza çok iyi bir şey yapmış olacaksınız. Bunu şöyle açıklayalım; kısaca, gönderilen emaillerin spam olarak görülmesini engellemek veya göndereceğiniz emaillerin bloklanmasının önüne geçmek. Gönderilen emaillerin spam olarak görülmesi hakkında Gmail ve Outlook “gösterilen ilgi” ile alakalı bir algoritma kullanıyor. Yani gönderdiğiniz bir email kullanıcılar arasında ne kadar çok ilgi görüyorsa o kadar az tehdit oluşturuyor demektir.

Müşteri sadakati denilen olgu gerçektir. Sizden memnun kalan kullanıcı sizi tekrar tercih ediyor hatta arkadaşlarına da tavsiye ediyor. Bu da zaten bir markanın yapabileceği en iyi reklamdır.

Kimleri Geri Kazanmalısınız?

Size zaten sadık olan kullanıcılara, geri dönmeleri için email gönderemezsiniz. Bu yüzden biran önce yeni bir liste oluşturup pasif durumdaki kullanıcıları belirlemeniz gerekiyor. Ayrıca bazı kullanıcılar sadece marketing emailleri için farklı bir email hesabı kullanıyor. Yeni bir liste oluşturmak, bu tür kullanıcıları belirlemek açısından da önemli. Bazı kullanıcıları geri kazanabilecekken bazı kullanıcılar gönderdiğiniz hiçbir emaili zaten görmemiş olabilir.

İşinizle alakalı olarak daha önceden markanızla ilgili kötü bir geçmişi olan kullanıcılara, ilaveten bir katagori oluşturmalısınız. Müşterinin güvenini elde etmek ve sorunun tekrar yaşanmayacağına dair güvence sağlamak için sorunun çözümüyle uğraştığınızı belirtmeli, onları her konuda bilgilendirmelisiniz.

Zaten Aktif Olan Kullanıcıları Nasıl Elinizde Tutabilirsiniz?

Başlangıç noktanız her zaman için, kullanıcıların ne zaman pasif duruma geçtiklerini belirlemek olmalıdır. Daha sonrasında onları geri kazanmak için yapacağınız kampanyanın, kullanacağınız listeye uygun olduğundan emin olmanız gerekmektedir.

Müşterilerinizin kim olduğunu ve neyle ilgilendiklerini bilmek bu pozisyonda çok önemlidir. Çünkü onların ilgilendikleri şeyleri bilmeniz ihtiyaçlarını öngörebilmeniz anlamına gelir. Bu da kampanyanız için bir yol haritası çıkarmanıza yardımcı olur.

Onlara markanızla ilgilenmek için bir sebep verin. Kampanyalarınızla mutlu edin ve onlara, kendinizi hatırlatın.

Son olarak oluşturduğunuz kampanyayı test etmeniz gerekiyor. Bunu listenizden ufak bir grup seçip onlara testi asıl kampanya gibi göndererek gerçeleştirebilirsiniz. Test etmeniz size yaşanacak geri dönüşleri, verilecek tepkileri ve oluşabilecek bazı sorunları önceden görmenizi sağlayacaktır. Sonuçlarla birlikte yapmanız gereken değişiklikleri çok rahat belirlemiş olacaksınız. Bu şekilde kampanyanızı toplu olarak listenize gönderdiğinizde, kendinizden tamamen emin olmuş olacaksınız.

www.message34.com

Neden Hoş Geldin Emaili Atmalısınız?

Neden Hoş Geldin Emaili Atmalısınız?

Neden Hoş Geldin Emaili Atmalısınız?

İlk izlenim her zaman için çok önemlidir. Bunu emailler için de söyleyebiliriz. Daha sonradan bıraktığınız izlenimi düzeltmeniz çok zordur. İşte bu yüzden hoş geldin emaillerinin önemi çok yüksektir.

Garip bir şekilde, gönderilen tüm emailler arasında en çok okunma oranına sahip olan; hoş geldin emailleridir. Hoş geldin emaili sizinle müşteri arasındaki ilk izlenimi oluşturacak yegane şeydir. Bu yüzden markanıza uygun bir email yapısı seçmek, yararınıza olacaktır.

Daha önce Email Marketing Sektörünün Belası: Inboxa Ulaşmayan Emailleradlı yazımızı okumanızda fayda var.

İlk izlenimin iyi olması için sizin adınıza en önemli şeyleri bir araya getirdik.

1. Karşılama

İyi bir tanışma tartışmasız çok önemlidir. Aslında bu da hoş geldin emaillerinin yaptığı şeydir. Servisinizi kullanan bütün kullanıcılara uğraşıp tek tek hoş geldiniz derseniz, ilişkinize sağlam başlamış olursunuz. Emaillerde onların ismini kullanın ve samimi olun. Sıcak bir karşılama çok önemli.

Ayrıca kendinizi tanıtırken, müşterinin beklentilerinin de temelini atabilirsiniz. Mesela; ne sıklıkla email atacaksınız, neden onlara email atıyorsunuz, neler vaat ediyorsunuz gibi.

Unutmayın; Kullanıcıların beklentilerini karşılayamazsanız onlar da emaillerinizi daha fazla almak istemeyeceklerdir.

2. Samimiyet Güven Getirir

Günümüzde aldığınız her hizmetten anında memnun kalmalısınız, bu emailler için de geçerli. Karşı tarafın sizin emaillerinize abone olması onun anında cevap almasını gerektirir. Eğer inboxlarına sizden bir email gitmezse bir şeylerin yanlış gittiğini düşünürler. Kayıt tamamlandıktan sonra, onlara biran önce email gittiğinden emin olun. Eğer 24 saatten sonra emaili gönderirseniz bu, onların başka markalara yönelebileceği anlamına gelir.

3. Basit Bir Teşekkür

Centilmen olun ve her fırsatta teşekkür edin. Artık müşteriler ürünlerin ve servislerin seçimini yaparken inanılmaz geniş bir yelpazeye sahip, diğerlerinin yerine sizi seçmiş olması çok kıymetli bir şey. Hoş geldin emailiniz bunu karşı tarafa gösterme şeklinizdir. Sonuçta müşteride marka imajını oluşturacak şey de budur.

4. Açılma Oranları

Yukarıda belirttiğimiz gibi, diğer emaillere göre en yüksek açılma oranlarına sahip olan hoş geldin emailleridir. Bunu kullanarak karşı tarafı daha ilk seferinde bilgilere ve reklamlara boğmayın. Nazik olun, onay emailinden sonra sıcak bir karşılama yapmanız fazlasıyla yeterli olacaktır.

5. İletişim Ağı Oluşturun

Sosyal olun. Emailinize müşterilerin yaptığınız işe ilgisini çekecek ve diğer müşterilerle iletişime geçecek sosyal medya linklerini ekleyin. İnsanların birbirleri ile iletişime geçebileceği ortam sunarsanız, kuracakları iletişimin sizin satışlarınıza yansıyacaktır. Blogunuz mu var? Linkini ekleyin. Müşteriler iletişimi olduğu markaların nelerle uğraştığını öğrenmeyi sever. Eğer siz müşteriyi blogunuza çağırısanız kişisel olarak görülecektir ve sizin yararınıza olacaktır.

E-posta Göndermek İçin En İyi Zaman Nedir?

E-posta Göndermek İçin En İyi Zaman Nedir?

E-posta Göndermek İçin En İyi Zaman Nedir?

Saatlerce uğraşıp email kampanyanız için her şeyi hazırladınız. Konuyu seçtiniz emaili yazdınız, düzenlemeyi tamamladınız. Tek bir şey kaldı, o da emaili listenize göndermek.

Peki emaili listenize mailing kampanyanızı göndermek için en uygun gün ne? Hangi saatte mailing gönderimini yapmalısınız?

Bu soruların kısaca cevabı şu; rekabetin en az olduğu zaman.

Bu ne anlama geliyor? Şöyle açıklayalım: Gün içinde kullanıcılar zaten kurumsal ve kişisel emailleriyle boğuşurken arada bazı emailleri gözlerinden kaçırabiliyorlar. Bu emailler sizin kampanyanızın olabilir. Sizin adınıza kötü olan bu durumu aşağıda verdiğimiz verilerle en aza indirgeyebilirsiniz.

Yazıya devam etmeden önce size Başarılı Bir Eposta Pazarlama Kampanyası İçin 10 Öneri adlı yazımızı okumanızı tavsiye ediyoruz.

En Uygun Gün?

Yaptığımız son araştırmaya göre emailler hafta sonları daha çok okunuyor. Neden? Çünkü bilindiği üzere hafta sonları çok daha az email gönderiliyor.

Daha önce hiç gece yarısı izleyecek bir şey bulamayıp tanıtım programlarını izlediniz mi? Aslında mantık bu ve tanıtım yaptıran firmalar da bunu hedefliyor. Normal şartlar altında izlenmeyecek olan tanıtım programı, seyircilerin televizyonda izleyecek hiçbir şey bulamadığı zamanda ortaya çıkıyor ve görevini yapıyor. Bu durumdan siz de yararlanabilirsiniz.

Kullanıcıya ne kadar az şey email olarak gönderilirse sizi fark etme oranı o kadar çok artacaktır.

Hafta içi günlerde ise; neredeyse her gün aynı karşılığı alıyor. Bir günü diğer günden ayıran kayda değer bir farklılıktan söz edemiyoruz. Gönderiniz hafta içi yapılacaksa uygun bulduğunuz herhangi bir günde yapılabilir.

Hatırlatmakta fayda var; ürününüz iyiyse her koşulda diğer emaillere göre daha fazla rağbet görecektir.

En Uygun Saat?

Aynı düşünce yolunu, günün saatleri için de söyleyebiliriz.

Sabah(06:00 – 07:00 civarı) ve akşam(20:00 civarı) gönderilen emailler diğerlerine nazaran daha çok fark ediliyor. Yaptığımız araştırmaya göre yanıt oranının en yüksek olduğu saatler aynı zamanda en az email gönderilen saatler.

Son Olarak

Email gönderirken aslında “en iyi gün” diye bir şey yoktur. Bu sizin markanıza, ürününüze, tanıtımınıza göre farklılık gösterir. Cuma günü göndereceğiniz emaili bekletip pazartesi günü gönderirseniz aslında kötü bir şey yapmış olursunuz.

“En iyi gün” kavramını deneyerek kendiniz bulmalısınız ve bir düzen kurmalısınız. Açılma ve yanıt oranları bularak haftada en iyi karşılık alan günleri çıkartıp gönderilerinizi buna göre ayarlamalısınız.

Eğer bir email marketing firması ile çalışmaya karar verdiyseniz mutlaka en iyi açılma ve tıklama oranlarını tespit edebileceğiniz bir raporlama sistemi olmasına özen gösteriniz.

www.message34.com

Email Marketing

İşletmeler İçin Email Marketing’in Önemi

İşletmeler İçin Email Marketing’in Önemi

An itibariyle, 1 günde yaklaşık olarak 250 milyar email gönderiliyor. Ayrıca müşterilerin %48’i firmalarla sadece email üzerinden iletişime geçmeyi tercih ediyor. Email marketing’in internet üzerinden marka pazarlanmalarının en etkili yolu olduğu uzun süredir bilinen bir gerçek. Son yapılan araştırmaya göre ufak kuruluşların sadece email marketing kullanarak sektörde %25 oranında büyüdüğü saptanmıştır.

Email marketing oranlarıyla ilgili daha fazla bilgi için Email Marketing Bitti mi?adlı yazımızı okumanızı tavsiye ederiz.

Email Marketing Nedir?

Email marketing içinde müşterilerin veya potansiyel müşterilerin bulunduğu izinli bir veritabanına toplu olarak yapılan email gönderimine denir. Bu emaillerin amacı markanın tanınması veya müşteriyle aranızda sadakat ve güven oluşturma olabilir. Genellikle bir dergi formatında ve içerik olarak bilgi verici, öğretici veya tanıtıcı olur. Markalar bu tanıtıcı emaillerle belirli bir sayfanın,sitenin tıklanmasını amaçlar.

Neden Email Marketing Yapmalısınız?

Email Marketing bilinen en etkili pazarlama yollarından biridir, çünkü gönderilerinizden direkt olarak ve anlık olarak karşılık alır. Üstelik diğer reklam kanallarına göre daha ucuz ve daha hızlı aksiyon alınmasını sağlar. Aslında email marketing tık odaklı çalışan reklamlarla aynı mantığı güder. Hangi gönderilerin daha fazla tuttuğunu analiz edebilir bu sayede markanızın ne üzerine, daha fazla odaklanması gerektiğini anlayabilirsiniz.  Bazı gönderileriniz mutlaka diğerlerinden daha fazla geri dönüş alacaktır. Sadece onları inceleyerek bile ileriki gönderi planlarınızı güçlendirebilirsiniz.

Unutmayın; siz gönderdiğiniz emailleri umursarsanız, müşteriler de sizi umursar.

Beklentiniz Nasıl Olmalı?

Hedef kitlenizle aranızdaki bağı sıkı tutmak için her ay mutlaka aylık sayı göndermelisiniz. Bu şekilde karşı tarafla iletişiminiz olur ve alacağı hizmetlerde sizi tercih etme oranı yükselir.
Ayrıca “gönderdiğiniz emailin türüne göre” diğer iletişim kanallarına nazaran daha hızlı geri dönüş alacağınızı da unutmamanızda fayda var.

Tüm bunlar göze alındığında email marketing’in markalar için çok önemli bir role sahip olduğu açıkça görülüyor.