Yazılar

Responsive Email Nedir? Neden Responsive Tasarım?

Responsive Email Nedir? Neden Responsive Tasarım?

Responsive Email Nedir? Neden Responsive Email Yapılmalıdır?

Günümüzde responsive email gittikçe popülerliği arttırmakta olan bir email türüdür. Popülerliğini arttırmasının sebebi, mobil cihazların kullanım oranının armasıdır. Bugün yaklaşık olarak emailleri %47’si sadece mobil cihazlarda açılmaktadır.

Peki responsive email nedir? Ve niye mobil cihazlar için bu kadar önemlidir?

Responsive email aslında hepimiz artık tanışmışızdır. Responsive email kısaca, emailin açıldığı cihaza göre tasarımın değiştiği emaillerdir. Yani aynı emaili bilgisayardan ve telefondan açtığınızda farklı tasarımla karşılaşıyorsanız, bu responsive emaildir. Responsive tasarım emailin uyumluluk ve genel kitleye hitap etmesi açısından çok önemlidir. Çünkü markanız adına hazırladığınız tasarım ne kadar kaliteli olursa olsun, cihaza uyumlu olmadıktan sonra pek bir şey ifade etmemektedir.

Günümüzdeki %47’lik emaillerin mobil cihazlarda açılma oranı, 2009 yılında yaklaşık olarak %4’dü. Ve şu anda sahip olduğumuz oran, her yıl artmaktadır. Bu durum bizlere emaillerde mobil uyumluluğunun ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.

Bilgisayarlar için tasarlanmış standart emailler, mobil cihazlarda boyutlandırma sıkıntısı yaşadığı için tam ve düzgün olarak gözükmez. Mesela, yazılar kayabilir veya küçük gözükebilir. Aynı şekilde tablolar taşabilir, içerik resimleri kayabilir. Kullanıcılarımıza düzgün ve etkileyici email göndermek, bu noktada marka bilinirliği açısından çok önemlidir.

Email gönderisi oluştururken ilk önce tasarım belirlenir. Daha sonra bu tasarım HTML kodlamaya çevirilerek, email gönderimine uygun hale getirilir. Responsive tasarım, HTML kod içerisinde 2 farklı tasarım kodlamak anlamına geliyor. O yüzden tasarım oluştururken hem mobil cihazlar, hem de bilgisayarlar göz önünde bulundurulmalıdır.

Ebülten Tasarımı ve HTML Kodlama İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler yazımızı okuyabilirsiniz.

Responsive tasarımlar, HTML ve CSS kodlama ile yapılmaktadır.

Neden Responsive Tasarım?

  • Gönderilen emaillerin %47’si mobil cihazlarda açılmakta.

  • İnsanların %80’i telefonunda açılmayan veya okunmayan emailleri silmekte.

  • Araştırmalara göre normal bir insan günde yaklaşık olarak 150 kere telefonuna bakmakta.

Responsive Tasarım İle Ne Yapılabilir?

Tasarımda:

  • Fontlar büyütülebilir

  • Sıralama düzenlenebilir

  • Yapı değiştirilebilir

  • Renkler değiştirilebilir

  • Resimler tekrar boyutlandırılabilir

  • İçerik eklenebilir veya çıkartılabilir

Tabii ki bu konuda ki olanaklar istekler doğrultusunda sınırsızdır.

message34.com

Toplu E-posta Gönderiminin Spama Düşmemesi İçin Ne Yapmalı?

Toplu E-posta Gönderiminin Spama Düşmemesi İçin Ne Yapmalı?

Toplu E-posta Gönderiminin Spama Düşmemesi İçin Ne Yapmalı?

Günümüzde neredeyse hiçbir eposta pazarlama firması %100 ulaşılabilirlik garantisi vermemektedir. Bunun sebebi, epostaların gelen kutusuna ulaşmasının birbirinden farklı birçok sebebi parametreye bağlı olmasıdır.

Hangi epostaların spam’a düşeceğini önceden kesin olarak kestirmek zordur. Çünk gönderilen bir epostanın spam’a düşüp düşmeyeceğini gönderen değil, epostayı alan server belirler. Bu yazımızda sizlere, spamdan kaçmak için bilinen basit yöntemlerden bahsedeceğiz.

E-Bülten İçeriği

Toplu eposta gönderimlerinde en önemli etmen e-bültenin içeriğidir. Çünkü e-bülten içeriği epostanın spama düşüp düşmeyeceğinde belirleyici etmendir. Yapacağınız tasarımın doğru kodlanmış ve toplu eposta gönderimine uygun olması gerekmektedir. Mesela e-bülten tasarımınız tek bir görsel üzerine yapıldıysa, eposta gönderiminde sorun çıkartacaktır. Aynı şekilde epostanızda yanlış bir kodlama varsa veya ek dosya içeriyorsa spam riski yüksek olacaktır.

Konu Satırı

Eposta gönderimlerinde konu satırı çok önemlidir. Bu yapacağınız gönderinin başarısını doğrudan etkileyecektir. Ayrıca konu satırı spam konusunda da büyük önem taşımaktadır. Çünkü artık birçok serverda kelime filtresi bulunmaktadır. Eğer konu satırında yanlış bir kelime kullanırsanız, epostanız otomatik olarak spam klasörüne düşecektir.

Konu satırı ile ilgili daha fazla bilgi için Etkili Mailing Gönderiminde Can Alıcı Nokta “Konu Satırı” adlı yazımızı okuyabilirsiniz.

Kişi Listeniz

Eposta gönderiminde kişi listenizin temizliği çok önemlidir. Eğer kişi listenizi aktif olmayan veya spam hesapları dolduruyorsa, normal adreslere göndereceğiniz epostalar da otomatik olarak spama düşecektir. Bu yüzden kişi listenizin temizliğini ve kalitesini önemsemelisiniz.

Test!

Eposta pazarlama dünyasında olmazsa olmaz, testtir. Toplu olarak göndereceğiniz her epostayı mutlaka önceden test etmelisiniz. Bu şekilde yapacağınız hatalara da, önceden önlem almış olursunuz.

Profesyonellerden Yardım

Eposta pazarlamada kesin doğru diye bir şey yoktur. Belirli uygunluk standartları vardır. Bu yüzden yapacağınız farklılıklar ve değişimler, kampanyanızın başarısını en üstlere de çıkartabilir, en altlara da indirebilir.

Kampanyanızın başarısını garanti altına almak istiyorsanız, sizlere profesyonellerden yardım almanızı öneriyoruz.

message34.com

İş E-postalarında Yapılan En Büyük Hatalar

İş E-postalarında Yapılan En Büyük Hatalar

İş E-postalarında Yapılan En Büyük Hatalar

İnsanların genelde e-postalarda hata yapması sıklıkla görülen bir şeydir. Birinden mesaj gelir, mesajda bu kişi sizden yardım istemektedir. Ama bu mesaj çok kötü yazılmıştır. Mesajda yazım yanlışları, dilbilgisinde eksiklikler veya genel olarak düşük cümleler vardır. Ve bu yüzden sizin mesaja cevap verme isteğiniz aniden kırılır.

Gelin bu yapılan yanlışları hep beraber aşağıda inceleyelim.

Neyden Bahsettiğinin Anlaşılamaması

Göndereceğiniz e-postada mutlaka açık ve anlaşılır olun. Karşı tarafı yormayıp sizin yazdığınız e-postayı anlaması için fazladan efor sarf ettirmeyin.

Ne kadar anlaşılır olursanız, işleriniz o kadar çabuk hallolur.

“Anlaşılamamazlık” sorununu çözmek için e-postalarınızda bu, şu, o gibi işaret zamirlerini minimum düzeyde kullanın. Ayrıca konunuz karmaşıksa sürekli olarak neyden bahsettiğinizi tekrarlayın. Eğer e-postanızda üstünde durulması gereken 1’den fazla konu varsa, hepsini bir anda vermeyin. Konularınızı ayrı ayrı gruplandırın. Bu şekilde hiçbir konunun atlanmamasını sağlayabilirsiniz.

Aynı E-postaya Farklı Cevaplar

E-posta göndermeden önce mutlaka çalıştığınız ortamdaki kişilerin aynı e-postaya cevap verip vermediklerini kontrol edin. Farkına varmadan iki kişi aynı e-postaya farklı cevaplar gönderebilir. Bu yüzden sürekli çalışma arkadaşlarınızla koordine olun.

Bu şekilde önceden, büyük bir sorunun önüne geçmiş olursunuz.

Otomatik Doldurulması Gereken Yerlerin Hatalı Olması

Kimse e-postalarında farklı bir yerden hata oluşmasını istemez. Ama eğer otomatik doldurma komutlarını e-postalarınızda kullanıyorsanız, bu hatalarla karşılaşabilirsiniz. Örnek olarak, otomatik doldurulması gereken yerlerde kişiyle alakasız farklı bir bilgi yazmasını veya otomatik doldurma komutlarının ( <##Ad##> gibi) çalışmamasını verebiliriz.

Bu hata insanların gözünde “biz aslında gönderdiğimiz e-postaları kişilere özel olarak atmıyoruz, komple herkese “ona özelmiş” gibi gönderiyoruz” gibi bir izlenim oluşturacaktır.

Bu sorunu çözmenin yolu çok basit aslında. Gönderilerinizi başlatmadan önce mutlaka test edin, test ettirin. Bu şekilde oluşacak hataları önceden görebilirsiniz.

Konuyla Alakalı Herkese Bilgilendirme E-posta Göndermemek

Önemli satın alımlarda bilgilendirme e-postasını sadece satın alımı yapacak kişiye göndermeyin. Aslında bu durum yanlış değil ama sizin adınıza işi riske atabilir. Çünkü ticarette, kesin diye bir şey çoğu zaman yoktur.

Satın alımı yapacak kişi ileride vazgeçebilir, başkalarının fikrini almak isteyebilir veya ikna edilmeye ihtiyacı olabilir. Siz sadece o kişiye bilgilendirme e-postasını gönderdiğinizde, bu gibi pürüzleri ortada bırakmış olursunuz.

Yapacağınız işin sonucundan emin olmak için daime temkinli davranın. Yapacağınız iş ile ilgili olan herkese e-postanızı gönderin.

Robot Gibi Konuşmak

Gönderdiğiniz e-postalarda dili etkili kullanmak çok önemli. Ancak dili etkili kullanıp, sanki e-postalar önceden hazırlanmış gibi olursa, karşımızdaki kişinin ilgisini kaybedebiliriz.

Eğer karşıdaki kullanıcının sorununun çözümü belliyse, e-postamızı sadece ona özelmiş gibi hazırlamamız, kullanıcının konuya olan ilgisini arttıracaktır.

Emin olun kimse, sanki bir robottan gelmiş ve otomatikleştirilmiş bir e-posta almak istemez.

Araştırma Yapmamak

Önemli bir e-posta, göndereceğiniz kişiyi araştırmadan göndereceğiniz bir e-posta işinizi tehlikeye atabilir. Mesela, 2 isimli olan insanlar genellikle kendilerine belirli bir isimle hitap edilmelerini isterler. Bu tercihleri, insanların sosyal medya hesapları veya LinkedIn profillerinden öğrenebilirsiniz. Veya kullanıcıların özel olarak tercihlerine duyarlı bir şekilde, durumun ciddiyetini de göz önüne alarak iletişimi kurmalısınız.

Daha Az Gönderi Yaparak Daha Fazla Kâr Etmek Mümkün Mü?

Daha Az Gönderi Yaparak Daha Fazla Kâr Etmek Mümkün Mü?

Daha Az Gönderi Yaparak Daha Fazla Kâr Etmek Mümkün Mü?

E-posta pazarlama sektöründe, kullanıcılara sürekli daha fazla e-posta göndermeniz gerektiği gibi bir bilgi dolaşıyor. Peki bu bilgi doğru mu? Kullanıcılarımıza ne kadar e-posta göndermeliyiz? Cevapları yazımızın devamında.

Daha fazla e-posta gönderirseniz işleriniz daha fazla olur gibi bir algı tabii ki yanlış olur. Çünkü işler o kadar da kolay değil. E-posta pazarlama sektöründe, göndermeniz gerekenden fazla e-posta gönderirseniz, abonelikten çıkanların ve spam kategorisine girecek olan e-postaların sayısı giderek artacaktır. Hatta bazen gönderdiğiniz e-postalarda ulaştırma ve raporlama ile ilgili problemler de yaşayabilirsiniz.

Birçok firma gönderi sıklığını optimize etmek istese de, bu hedefe nasıl ulaşacaklarını ve neler yapması gerektiğini bilmiyor.

Gönderi sıklığı problemiyle uzun süredir birlikte olduğumuzdan, bu sorunun ne gibi çözümleri olduğunu araştırdık. Ve sizler için aşağıdaki sonuçları bulduk.

  1. Müşterilerinizin belirli bir kısmına daha fazla e-posta gönderin.
  2. Aynı zamanda belirli bir kısmına daha az e-posta gönderin.
  3. Ve son olarak, tüm müşterilerinize düzenli aralıklarla, farklı türde e-postalar gönderin.

Daha fazla E-posta Gönderimi:

Bazı kullanıcılar e-postaları çok sever. Eğer onlara daha fazla e-posta gönderirseniz, sitenize daha fazla uğrayacaklardır. Sitenizde yapılan alışveriş sıklığı da buna oranla arttıracaklar. Kısa dönemde göndereceğiniz e-postaların diğer kullanıcılar tarafından okunma oranının düşme ve zaten bülteninize abone olan kullanıcılar, abonelikten çıkma ihtimalinin olmasına rağmen daha fazla gönderi bazen karlı olabilir. Çünkü daha fazla e-posta gönderiminin uzun dönemde getireceği satın alma oranındaki yükseliş zararınızı telafi edip, daha fazla kâr etmenizi sağlayacaktır. Bu yüzden belirlediğiniz kullanıcılarınıza daha fazla gönderi yapmaktan çekinmeyin.

Daha az E-posta Gönderimi:

Bazı kullanıcılar da gönderilen e-postalara çok fazla ilgi duymazlar. Bu gruba daha fazla gönderi yapmak kısa dönemde e-postalarınızın açılma oranını arttıracak olmasına rağmen uzun dönemde getireceği abonelikten çıkma oranındaki artış yararınıza olmayacaktır. Bu yüzden belirlediğiniz bu gruba daha az e-posta göndermek uzun dönemdeki kârınızı arttıracaktır. Ayrıca bu gruba sadece e-posta gönderimi yapmaktansa, sosyal medya arayıcılığıyla yapacağınız kampanyalar kullanıcıların size olan ilgisini arttıracaktır.

Farklı Türde E-posta Gönderimi:

Her e-posta kampanyası eşit şekilde ilgi görmez. Kimi e-posta gönderisi markalara %80 oranında geri dönüş yapsa da, kimi e-posta gönderisi %25’leri zor görür. Bu yüzden kullanıcılarınızın zevklerini bilmeniz gerekir. E-postalarda kullanacağınız tasarımları, fontları, ve kampanyaları sürekli olarak değiştirerek kullanıcıların zevklerini araştırabilirsiniz. Bu yolla ileride yapacağınız e-posta gönderilerinin başarısını arttırabilirsiniz.

Karlılık Oranındaki Artış:

Müşterilerle edindiğimiz tecrübeler sonucunda, gönderilerinizi optimize etmek karlılığınızı gözle görülür bir şekilde arttıracaktır. Bazen daha az gönderi yapmak kısa dönemde daha az getiri sağlayabilir. Ancak, uzun dönemde bülteninize abone olan kullanıcı saysının sürekli olarak artacağından bu strateji sizi kârlı çıkartacaktır. Gönderi sıklığınızı optimize ederek, karşılaşacağınız ulaştırma problemlerini de azaltmış olacaksınız. Abone sayınıza yapacağınız yatırımın karşılığını, zamanı gelince fazlasıyla alacaksınızdır. Abonelere şu anda ihtiyacınız olmayabilir, ancak vakti gelince hepsini abone konumundan, müşteri konumuna getirebilirsiniz.

Raporlar:

Hangi kullanıcıya ne kadar gönderi yapacağınıza, onların e-posta raporlarını takip ederek anlayabilirsiniz. Ancak bu durum sadece e-postalara tıklanma sayısına bakmak kadar kolay değildir. Gönderilerinizin yaptığı gerçek dönütleri, yaptığınız satış ve sitenize aldığınız tıklanma sayısı gibi etmenler de belirler.

Listenize gönderdiğiniz e-postanın açılma oranı düşük olabilir. Ama e-posta gönderinizle birlikte yaptığınız satış sayısı yüksekse, bu sizin gönderinizin başarısız olduğu anlamına gelmez. Bu durumda sadece sitenizin tık başına yaptığı satış oranı yüksek olur. Ancak, gönderilerinizin açılma oranını da yükseltmeniz gerekir.

Sonuç:

Yaptığımız araştırmalar sonucunda şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki; her kullanıcı aynı değildir. Bu yüzden yaptığınız gönderileri de her müşteri için aynı oluşturmamalısınız. Kullanıcıların zevklerini ve karakterlerini analiz ederek onlara en doğru sıklıkla gönderilerinizi yapmalısınız.

Ayrıca, dijital pazarlama dünyasında “şu anı” düşünerek bir kampanya yürütmeniz mantıksız olur. Çünkü yakın zamanda yapacağınız satışları düşünmek uzun vadedeki satışlarınızı düşürebilir. Bu yüzden planlı hareket etmek dijital pazarlama ve e-posta pazarlama için çok önemli.

Message34.com

Email Pazarlama Kampanyanızı Geliştirmek İçin Değiştirin!

Email Pazarlama Kampanyanızı Geliştirmek İçin Değiştirin!

Email Pazarlama Kampanyanızı Geliştirmek İçin Değiştirin!

Email pazarlama dünyasındaki kişiler sürekli olarak emaillerinin etkisini arttırmak ister. Yalnız bunu gerçekleştirmek için ne yapması gerektiğini bilmez.

Siz de bu yazımızla birlikte neleri değiştirip, neleri test etmeniz gerektiğini görmüş olacaksınız.

Test, email pazarlama dünyasının olmazsa olmazıdır.

Kullanıcılarınızın zevklerini teknik bilgilerle anlayamazsınız. Onları ancak ne gibi şeylerden hoşlandıklarını öğrendiğinizde anlayabilirsiniz. Kullanıcılarınızın nelerden hoşlandığını öğrenmek için; onlara sürekli olarak içeriği farklı olan emailler gönderebilirsiniz. Ayrıca gönderdiğiniz bu emailleri kişiselleştirerek, kampanyanızın başarı oranını da arttırabilirsiniz.

Emailleri kişiselleştirme ile ilgili daha fazla bilgi için Kullanıcı Odaklı Eposta Pazarlama Nasıl Yapılır? adlı yazımızı okuyabilirsiniz.

Ancak emaillerde neleri test edeceğinizden emin değilseniz bunları takip edebilirsiniz:

1.Konu Satırı

Konu satırının emailler üzerindeki etkisi çok büyüktür. Bir email pazarlama kampanyasının başarısını; bazen sadece konu satırı bile etkileyebilir. Bunun için emaillerinizde farklı yapılardaki konu satırlarını kullanıcılarınızda test etmeniz gerekiyor. Bu sayede onların ne gibi konu satırlarına daha fazla ilgi gösterdiğini öğrenebilirsiniz.

Konu satırlarında; uzunluk, kısalık, büyük-küçük harf kullanımı ve kelime seçimi konu satırının yapacağı etkiyi değiştirebilir. Bu yüzden değişik yapıdaki konu satırlarını denerken, bu yönlere odaklanabilirsiniz.

Ayrıca konu satırlarında kullanacağınız kelimeleri seçerken cüretkar olmaktan kaçınmayın. Sonuçta herkesin zevkleri aynı olmayabilir.

2.Gönderi Sıklığı

Email pazarlama kampanyaları yaparken dikkat etmeniz gereken en önemli noktalardan biri de yapacağınız gönderilerin sıklığıdır.

Gönderi sıklığı çok değişken bir kavramdır. Her marka, her kampanya ve her kullanıcı listesi için farklılık gösterir. Çünkü gönderilerinizin önemi veya güncelliği, yapacağınız gönderilerin yayınlanma sıklığında değişiklik gerektirebilir.

Ayrıca gönderi sıklığı konusunda şu bilgiyi de vermeden geçmeyelim; yapılan bir araştırmaya göre, gönderdiğiniz emailin kullanıcıların email kutusunda en üstte yer alması emailin açılma oranını %25 oranında etkiliyor.

Bu sebeplerle yaptığınız gönderilerin sıklığını düzenli olarak değiştirip, uygun sıklığı markanız için bulmanız sizin yararınıza olacaktır.

3.Gönderi Zamanlaması

Yapacağınız gönderilerin zamanları çok önemlidir. “Email değil mi zaten? Nasılsa email kutusundan kaybolmuyor. Gönder gitsin!” gibi bir düşünce yolu çok yanlış olur. Çünkü herkes emailini gün aşırı kontrol etmiyor. Bu sebeple zamanlamaya dikkat etmeniz gerek.

Araştırmalarımıza göre; sadece emailleri gönderdiğiniz zamanı değiştirerek, açılma oranınızı %20 oranında arttırabilirsiniz.

Daha ayrıntılı bilgi için E-posta Göndermek İçin En İyi Zaman Nedir? isimli yazımızı okuyabilirsiniz.

Gün içinde çoğu insan zaten kurumsal veya kişisel emailleriyle boğuşuyor. Bu yüzden email gönderirken rekabetin az olduğu bir saat seçmek kampanyanız açısından faydalı olacaktır.

Sonuç

Tüm bunlar göze alındığında sadece birkaç farklı parametreyi değiştirip kampanyanızı daha başarılı hale getirebileceğiniz ortaya çıkıyor. Bu yüzden siz de email kampanyalarınızda bir şeyleri denemekten çekinmeyin. Çünkü emaillerde kesin doğru diye bir şey yoktur. Sizin kendi doğrunuzu bulmanız gerekir.

www.message34.com

Email Marketing Kampanyanızı Optimize Edecek 4 Davranış!

Email Marketing Kampanyanızı Optimize Edecek 4 Davranış!

Email Marketing Kampanyanızı Optimize Edecek 4 Davranış!

İş email marketing e geldiğinde, elinizdekiyle hiçbir zaman yetinmemelisiniz. Çünkü geliştirilebilecek pek çok nokta mevcuttur ve her geçen gün emailinizi geliştirebileceğiniz yeni şeyler çıkmakta. Daha önce birçok kez bu konu üzerinde durmuştuk. Ancak konu email olunca değiştirip, geliştirebileceğiniz çok farklı unsurlar bulunmakta.

Peki kampanya emaillerimizi nasıl geliştirebiliriz? Gelin bu sorunun cevabını hep birlikte inceleyelim.

1. Responsive Tasarım Kullanın

Etrafımızda sürekli responsive tasarım, responsive site tarzı kelimeler duyarız. Responsive tasarım kısaca değişime duyarlı tasarımdır. Girdiğimiz pek çok site artık mobil cihazlarda farklı gözüküyor. Çünkü site responsive tasarlanmıştır ve siz mobil cihazdan girdiğinizde, site tasarımını cihazınıza uygun bir şekilde değiştirir.

Aynı mantığı emailler için de kullanabiliriz. Bazı kullanıcılar emailleri bilgisayardan bazıları da mobil cihazlardan okur. Hepsinin yararlanabileceği tek bir responsive tasarım kullanmak, emaillerimizi geliştirmek için mantıklı olacaktır.

2. Test!

Emailleri geliştirmemiz için yazılan her yazı ve rehberde olmazsa olmaz başlık testtir.

Peki test niye bu kadar önemlidir? Test önemlidir çünkü; her değişiklik iyi değildir. Kullanıcılar geleceğe dönük yapacağınız her değişikliği beğenecek diye bir kaide yok. Bu yüzden değişiklikleri kalıcı yapmadan önce mutlaka test etmelisiniz.

3. Daha Fazla Test! (A/B)

Testten bahsetmişken A/B testinden bahsetmemek olmaz.

A/B testi hakkında daha ayrıntılı bilgi için E-posta Pazarlamada A/B Testi Nedir? yazımızı okuyabilirsiniz.

A/B testiyle kısaca 2 farklı değişikliği aynı anda test etmiş oluyorsunuz. Kullanıcılarınızın yarısına eski tasarımla email gönderirken diğer yarısına yeni tasarımla email göndererek, her iki emailin de alacağı dönütleri takip edebilirsiniz.

4. Listenizi Temizleyin.

Evde veya iş yerinde temiz bir ortam çalışma açısından çok önemlidir. Çünkü pis bir yerde işlerinizi düzgün yapamazsınız. Etraf düzenli ve temiz olmalıdır.

Listenizin temizlemeniz email marketing için şu açıdan çok önemlidir:

  • İleride yapacağınız gönderilerde repütasyonunuzun düşme ihtimali azalacaktır
  • Emaillerinizin ulaşım oranı artacaktır.
  • Emaillerinizin spam’e düşme ihtimali azalacaktır.
  • Daha hızlı hizmet alacaksınızdır.

Gibi bir takım avantajları düzenli olarak listenizi temizleyerek edinebilirsiniz.

www.Message34.com

A B Test

E-posta Pazarlamada A/B Testi Nedir?

E-posta Pazarlamada A/B Testi Nedir?

Web 2.0 kavramının hayatımıza girmesiyle birlikte e-posta pazarlamadaki tasarım değişiklikleri de göze çarpmaya başladı. Artık markaların amaçları sade ve göz alıcı tasarımlar üretmek oldu.

Web 2.0’ın hayatımıza kattığı dönüşümler ve değişimler bizlere tasarım gibi değişime ihtiyaç duymayan kavramların, aslında değişime açık olduğunu gösterdi.

A/B Testi

A/B testi(A/B Testing) kavramı ülkemizde pek kullanılmasa da dünya genelinde popüler bir kavramdır.

A/B testi kısaca, kullanıma hazır 2 farklı tasarımın, test edilerek karşılaştırılmasına denir. Bu tasarımın içine; konu satırı, içerik, site, landing page, gönderi, üyelik sayfası, satış sayfası gibi kavramlar dahildir.

A/B Testinin Amacı Nedir?

A/B testiyle hali hazırda kullandığınız tasarımı değiştirmeden farklı bir tasarımı, bazı kullanıcılarda deneyerek gelen tepkileri gözlemleyebilirsiniz. Eğer kullanıcılar, denediğiniz yeni tasarımı ve/veya konu satırını eskisinden daha çok beğenirse veya daha fazla ilgi gösterirse, kullanmaya hemen başlarsınız. Ama eğer yeni tasarımı gönderisini yaptığınız kullanıcılar beğenmezse değişikliği bir kez daha gözden geçirebilme şansınız olur. Bu şekilde olası en ufak etkiyi bile takip edebilirsiniz.

Nasıl Yapılır?

A/B testini yapmak için ilk önce, zaten kullandığınızdan farklı bir tasarım bulmanız gerek. Tasarımı bulduktan sonra, belirlediğiniz kısıtlı sayıdaki kullanıcıları, yeni tasarımınıza yönlendireceksiniz. Tasarım olarak mailing yapanlar, genellikle konu satırını test etmeyi tercih ediyor. Buradaki amaç kullanıcıların hepsini bir anda yeni tasarıma geçirmek yerine, belirlediğiniz kullanıcı grubunu geçirerek, oluşacak olumlu veya olumsuz tepkileri görmektir.

Eğer siz de yaptığınız gönderileri geliştirmek, onlar üstünde yeni şeyler denemek istiyorsanız; “A/B testi” stratejisini uygulayabilirsiniz.

www.message34.com

Email Marketing Kampanyanızı Doğru Şekilde Değerlendirin!

Email Marketing Kampanyanızı Doğru Şekilde Değerlendirin!

Email Marketing Kampanyanızı Doğru Şekilde Değerlendirin!

Email marketing dünyasında, emaillerin başarısının, açılma oranlarıyla doğru orantıda olduğuyla ilgili bir söylenti dolaşıyor. Vereceğimiz kötü haber için üzgünüz ama durum hiç öyle değil.

Açılma oranları gayet iyidir, herkes bunu bilir. Emaillerin açılması sizi daha fazla kişiye ulaştırır. Ayrıca kampanyanızı daha da ileri taşır.  Ama sadece emailinizin açılma oranıyla sağlıklı bir sonuca ulaşabilir misiniz? Bizce cevap, hayır.

Hadi konuyu iki farklı senaryo ile inceleyelim. Birisi kampanyanın başarısını emaillerin açılış oranıyla hesaplıyor, diğeri ise doğru yoldan. Hangisinin daha mantıklı olduğuna siz karar verin.

1.

Kısa süreli indirimde olacak bir ürünün satış kampanyasına başladığınızı varsayalım. Bu ürünün kampanya emaillerinin 100 kişiye gönderdiniz. İndirimli satış süresi bittiğinde kampanyanın başarısını kontrol etmek için açılma oranlarına baktınız. Gönderdiğiniz emaili sadece 50 kişinin açmış olduğunu görüyorsunuz. Bu mantığa göre email kampanyasının başarı oranı %50. Hemen emailin ulaştırmayla ilgili sorun yaşayabileceğini düşünüp, araştırmaya başladınız.

Elinizdeki tüm kaynakları kullanarak sonuçlara bakıyorsunuz. Ama ortada bir sorun gözükmüyor. Ne spam olarak işaretlenen email var, ne soft bounce var, ne de blok var. Peki, bu tabloya göre gönderinizin başarısı nasıl gözüküyor? Gönderdiğiniz diğer 50 emaile ne oldu? Spam klasörlerine mi gitti? Yoksa kullanıcılar emailinizi hiç okumadan çöp kutusuna mı yolladı? Bunu asla bilemeyiz.

Ayrıca yaptığınız kampanya sonucunda kaç kişinin ürünlerinizi satın aldığını da bilemeyeceksiniz.

Gittiğiniz bu yoldan bir daha gitmek istemeyeceksinizdir. Çünkü sonuç ortada. Başarı oranı dahi belli olmayan bir kampanya.

Peki daha sonra göndereceğiniz emaillere ne olacak? Biz söyleyelim; planlı ve dikkatli hareket edeceksiniz.

2.

Uzun bir yolculuğa çıkmadan önce arabanızı kontrol eder, eşyalarınıza bakar, eksiklerinizi tamamlarsınız. Bu sefer, sanki bir yolculuğa çıkacakmış gibi hazırlığınızı yapın. IP adreslerinizi kontrol edin, HTML kodlarınıza bakın ve en önemlisi emailinize yapılacak tıklamaları ölçeceğiniz takip sistemini yerleştirin. Ancak bu şekilde emailinizin gerçek başarısını görebilirsiniz.

Her şey hazır. Gönderiye başlayabilirisiniz.

Bu sefer gönderdiğiniz emaili, 100 kişi içinde 60 kişinin açtığını varsayalım. Peki başarınız %60 mi? Hayır, bu oran sadece emailinizin açılma oranı. Gerçek başarınızı ölçmek için birkaç farklı bilgiye ihtiyacınız var. Bunlardan bazıları; emailinizin açılma oranı, emailinizin tıklanma oranı, spam olarak işaretlenenler, abonelikten çıkanlar, emailden sonra yaptığınız satışlar gibi.

Diyelim ki açılan bu 60 tane email arasında siteye tıklanma sayısı 40. Siteye tıklayanlar arasından da satın alan sayısı 30. Ayrıca spam olarak işaretlenmiş emailiniz de yok. Bu kampanyanızın başarı oranını hala %60 olarak kabul edebilir misiniz? Bizce hayır, kesin olarak başarı oranımız, %60’dır diyemezsiniz. Ama şunu rahatlıkla söyleyebilirsiniz; bu kampanya başarılı bir kampanya oldu. Hedefine ulaştı ve büyük oranda satış getirdi.

Tabloya göre toplamda 100 kişi arasında satış yaptığınız kişi sayısı 30 olarak gözüküyor. Ancak email kampanyalarında satış her zaman 1. hedef olmaz. Marka bilinirliği ve ürün tanıtımları da email kampanyalarının, yapılma amaçlarından biridir. Bu yüzden satış oranlarınızı tam olarak “başarınızı” belirleyici etmen olarak göz önüne almayın.

Sonuç:

Emaillerin başarılarını etkileyen en önemli etmen, aslında emaillere yapılan tıklanma sayısıdır. Emailinizin içindeki linke tıklandıktan sonra işin geri kalan kısmı biraz da kampanyanız ve sitenizin içeriğiyle alakalı. Çünkü emaillerdeki linklere tıklanma sayısı, futbolda yapılan gol asisti gibidir. Sizin için gol atmaz ama sizin gol atmanızı sağlar. Bu sebeple verilen bütün kriterler arasında en çok dikkati emaillerdeki tıklanma sayısına verin.

Size email kampanyaları yaparken planlı olmanızı öneriyoruz. Belki getirisi olur deyip kampanya yapmak akıllıca değildir. Yapacağınız kampanyalarda da raporlara dikkat edin. Çünkü ancak bu şekilde kendinize yol haritası çizebilirsiniz.

www.message34.com

Kullanıcılarınızın Markanıza Olan İlgisini Nasıl Korursunuz?

Kullanıcılarınızın Markanıza Olan İlgisini Nasıl Korursunuz?

Kullanıcılarınızın Markanıza Olan İlgisini Nasıl Korursunuz?

Müşterilerinizle diyalog halinde olmak, bazen oldukça zorlayıcı olabilir. Her zaman monoton bir şekilde aynı içerikleri göndermek kullanıcılarınızın sizden gittikçe soğumasına neden olacaktır. Email marketing dünyasında yeniliklere ve değişikliklere her zaman açık olmalısınız.

Aşağıdaki basit konu başlıklarını uygulayarak, emaillerinizdeki başarı oranınızı arttırabilirsiniz.

4. Değerli Gönderiler

Markanız adına toplu email gönderimi yaparken gözden kaçırmamanız gereken bir şey var. Kullanıcılar vakitlerini sadece onlar için faydalı olan şeylere ayırmak istiyorlar. Emaillerinizde onlara fayda sağlayacak içerikler bulundurmanız, kullanıcılarınızın hoşuna gidecektir. Bu sayede gelecekte yapacağınız, bilinirliği arttırma amaçlı gönderilerin açılma ve okunma sayısı düşüş yaşamayacaktır.

Yapacağınız gönderilerde, kullanıcılarınıza onları mutlu edecek bir şeyler vermeniz gerekmekte. Gönderdiğiniz kişiye özel %10 indirim veya herkesin ilgisini çekecek bilgi dolu, değişik içerikler günü kurtaracaktır.

3. Hedefleme

Kullanıcılara gönderi yaparken, herkesin zevkinin veya fikrinin aynı olmasını düşünmek yanlış olacaktır. Herkesin zevkleri ve ilgi duyduğu şeyler farklıdır. Bu yüzden kullanıcılarınızı kategorilere ayırarak, herkesi mutlu etme şansına sahipsiniz.

Kullanıcılarınızı nasıl kategorilere ayıracağınızı bilmiyorsanız, size tavsiye edebileceğimiz en iyi şey; test olacaktır. Kullanıcılarınızı ilk önce rastgele kategorilere ayırarak, her guruba farklı emailler göndererek tepkilerini ölçebilirsiniz. Bir süre sonra elinizdeki database’in tamamının neyden hoşlandığını öğreneceksinizdir.

2. Zamanında Gönderi

Email marketing’de gönderi yaparken zamanlama çok önemlidir. Gelecek olan olayları, resmi tatilleri, önemli günleri önceden bilip, ona göre gönderi hazırlayarak doğru bir email marketing kampanyası yapmış olursunuz.

Gün içinde veya haftanın günlerinde yapacağınız değişiklikler de sonuçlarda farklılıklara sebep olacaktır. Markanız adına en doğru günü bulmak için; cumadan veya pazartesinden gönderileri test etmeye başlayabilirsiniz. Her hafta değişik gün veya değişik saatte yapacağınız gönderilerin alacağı geri dönüşler sizlere en sağlıklı verileri verecektir.

Daha ayrıntılı bilgi için E-posta Göndermek İçin En İyi Zaman Nedir? adlı yazımızı okuyabilirsiniz.

1. Alakalı Olun

Markanıza en çok zararı verecek şeylerden birisi, kullanıcılarınızın gereksiz yere vaktini almaktır. Eğer yapacağınız gönderilerin markanızla alakası yoksa ve kullanıcıların vaktini gereksiz yere alacaksa, bu marka bilinirliğinizi kesinlikle arttırmayacaktır.

Göndereceğiniz gereksiz emailler, zamanla gönderileriniz açılış oranını azaltacaktır. Kullanıcılarınıza mümkünse az ama öz gönderi yapın. Bu şekilde yapacağınız gönderilerin açılma oranları her daim yüksek kalacaktır.

www.message34.com

E-posta Pazarlamada Landing Page Nedir?

E-posta Pazarlamada Landing Page Nedir?

E-posta Pazarlamada Landing Page Nedir?

E-posta gönderirken, kullanıcıların e-postanızla etkileşime girmelerini hedeflersiniz. Ancak kullanıcıyla etkileşimi, sadece e-postalara alınan tıklar olarak görmek yanlış olur. E-postalara girilir, içeriğe bakılır ve e-postanın içeriği ilgi çekerse e-postaya tıklanır. Peki bundan sonraki süreç nedir? Buradan sonra, landing page adını verdiğimiz kavram ortaya çıkıyor.

Landing Page Nedir?

Landing page kullanıcıların e-postanıza veya sitenize tıkladıktan sonra ki karşılaştıkları sayfadır. Genellikle e-postada tanıtımı yapılan ürünün veya içeriğin satışını bu sayfa yapar. Eğer kullanıcı landing page’i beğenmezse, herhangi bir etkileşime geçmez.

Landing page’in özelliklerinden bahsedecek olursak:

  • Landing page’ler e-postalar için çok kullanışlıdır. Çünkü E-postalarınıza ekstra link veya bölüm eklemenize gerek kalmadan kullanıcının görmesi gerekenleri bu sayfa ile ona gösterebilirsiniz.
  • Kullanıcılarınıza gönderdiğiniz e-postanın içeriği hakkında detaylı bilgi vermek için kullanabilirsiniz.
  • Tüm servislerinizi, ürünlerinizi ve hizmetlerinizi bu sayfada verebilirsiniz.
  • Kullanıcılarınızı sadece sitenize veya farklı sitelere çekmek için kullanabilirsiniz.
  • Kampanyanızın başarısını ve sergilediği sonuçları öğrenmek için kullanabilirsiniz.
  • Müşterilerin e-postalarda görmek istemeyip, sitenizde göstereceğiniz ürünleri sergilemek için kullanabilirsiniz.
  • İşleri kolaylaştırmak için kullanabilirsiniz. Çünkü her seferinde farklı e-posta hazırlamak vakit alır.

Landing page dediğimiz sayfalar, aslında herhangi bir web sitesinin herhangi bir sayfasından farklı değildir. Ancak bu sayfaya kullanıcılar direkt olarak geleceğinden, kullanıcıların ilk karşılaşacağı sayfaya yani landing page’e önem vermek  sizin adınıza faydalı olacaktır.

Landing page’inizi iyileştirmek için öneriler:

Landing page’inize ilk olarak, kullanıcıların e-posta listenize abone olabileceği bir bölüm eklemeniz mantıklı olacaktır. Birçok kullanıcı beğendiği e-postaları, başka kişilere göndermekten çekinmiyor. Bu yüzden sayfanıza kullanıcılar dışarıdan rahatlıkla ulaşabiliyor. Dışarıdan gelen kullanıcıları gereksiz yere kaçırmak hiç hoş olmaz.

Sayfanızla Uyumlu Olsun

Landing page’iniz mutlaka sitenizin geri kalan kısmıyla uyum içerisinde olmalı. Hatta gönderdiğiniz e-postalar da bu şekilde olursa, kampanyanız için faydalı olur. Çünkü kullanıcılarınızın akıllarının karışmasını istemezsiniz.

Ayrıca kullanacağınız tasarım dilini; basit, anlaşılır ve göze hoş seçmeye çalışın.

Link Vermeyi Unutmayın

Landing page’inizi hazırlarken sitenizin diğer kısımlarına yönlendiren linkler eklemeyi unutmayın. Kullanıcılar e-postanıza tıkladıktan sonra sadece landing page’inize bakmayacaktır. Eğer ilgisini çekebilirseniz sitenizin diğer kısımlarını da kurcalayacaktır. Bu sebeple kullanıcıları kolayca yönlendirecek linkler hem onların yararına hem de sizin yararınıza olacaktır.

Landing page, e-posta pazarlama dünyasında çok önemli bir yere sahip. Hiçbir kampanya landing page’siz tam bir kampanya olamaz. Bazen gönderdiğiniz kampanya e-postası kötü bile olsa, durumu kampanyanın bu sayfası kurtarabiliyor.

www.Message34.com