Yazılar

Daha Az Gönderi Yaparak Daha Fazla Kâr Etmek Mümkün Mü?

Daha Az Gönderi Yaparak Daha Fazla Kâr Etmek Mümkün Mü?

Daha Az Gönderi Yaparak Daha Fazla Kâr Etmek Mümkün Mü?

E-posta pazarlama sektöründe, kullanıcılara sürekli daha fazla e-posta göndermeniz gerektiği gibi bir bilgi dolaşıyor. Peki bu bilgi doğru mu? Kullanıcılarımıza ne kadar e-posta göndermeliyiz? Cevapları yazımızın devamında.

Daha fazla e-posta gönderirseniz işleriniz daha fazla olur gibi bir algı tabii ki yanlış olur. Çünkü işler o kadar da kolay değil. E-posta pazarlama sektöründe, göndermeniz gerekenden fazla e-posta gönderirseniz, abonelikten çıkanların ve spam kategorisine girecek olan e-postaların sayısı giderek artacaktır. Hatta bazen gönderdiğiniz e-postalarda ulaştırma ve raporlama ile ilgili problemler de yaşayabilirsiniz.

Birçok firma gönderi sıklığını optimize etmek istese de, bu hedefe nasıl ulaşacaklarını ve neler yapması gerektiğini bilmiyor.

Gönderi sıklığı problemiyle uzun süredir birlikte olduğumuzdan, bu sorunun ne gibi çözümleri olduğunu araştırdık. Ve sizler için aşağıdaki sonuçları bulduk.

  1. Müşterilerinizin belirli bir kısmına daha fazla e-posta gönderin.
  2. Aynı zamanda belirli bir kısmına daha az e-posta gönderin.
  3. Ve son olarak, tüm müşterilerinize düzenli aralıklarla, farklı türde e-postalar gönderin.

Daha fazla E-posta Gönderimi:

Bazı kullanıcılar e-postaları çok sever. Eğer onlara daha fazla e-posta gönderirseniz, sitenize daha fazla uğrayacaklardır. Sitenizde yapılan alışveriş sıklığı da buna oranla arttıracaklar. Kısa dönemde göndereceğiniz e-postaların diğer kullanıcılar tarafından okunma oranının düşme ve zaten bülteninize abone olan kullanıcılar, abonelikten çıkma ihtimalinin olmasına rağmen daha fazla gönderi bazen karlı olabilir. Çünkü daha fazla e-posta gönderiminin uzun dönemde getireceği satın alma oranındaki yükseliş zararınızı telafi edip, daha fazla kâr etmenizi sağlayacaktır. Bu yüzden belirlediğiniz kullanıcılarınıza daha fazla gönderi yapmaktan çekinmeyin.

Daha az E-posta Gönderimi:

Bazı kullanıcılar da gönderilen e-postalara çok fazla ilgi duymazlar. Bu gruba daha fazla gönderi yapmak kısa dönemde e-postalarınızın açılma oranını arttıracak olmasına rağmen uzun dönemde getireceği abonelikten çıkma oranındaki artış yararınıza olmayacaktır. Bu yüzden belirlediğiniz bu gruba daha az e-posta göndermek uzun dönemdeki kârınızı arttıracaktır. Ayrıca bu gruba sadece e-posta gönderimi yapmaktansa, sosyal medya arayıcılığıyla yapacağınız kampanyalar kullanıcıların size olan ilgisini arttıracaktır.

Farklı Türde E-posta Gönderimi:

Her e-posta kampanyası eşit şekilde ilgi görmez. Kimi e-posta gönderisi markalara %80 oranında geri dönüş yapsa da, kimi e-posta gönderisi %25’leri zor görür. Bu yüzden kullanıcılarınızın zevklerini bilmeniz gerekir. E-postalarda kullanacağınız tasarımları, fontları, ve kampanyaları sürekli olarak değiştirerek kullanıcıların zevklerini araştırabilirsiniz. Bu yolla ileride yapacağınız e-posta gönderilerinin başarısını arttırabilirsiniz.

Karlılık Oranındaki Artış:

Müşterilerle edindiğimiz tecrübeler sonucunda, gönderilerinizi optimize etmek karlılığınızı gözle görülür bir şekilde arttıracaktır. Bazen daha az gönderi yapmak kısa dönemde daha az getiri sağlayabilir. Ancak, uzun dönemde bülteninize abone olan kullanıcı saysının sürekli olarak artacağından bu strateji sizi kârlı çıkartacaktır. Gönderi sıklığınızı optimize ederek, karşılaşacağınız ulaştırma problemlerini de azaltmış olacaksınız. Abone sayınıza yapacağınız yatırımın karşılığını, zamanı gelince fazlasıyla alacaksınızdır. Abonelere şu anda ihtiyacınız olmayabilir, ancak vakti gelince hepsini abone konumundan, müşteri konumuna getirebilirsiniz.

Raporlar:

Hangi kullanıcıya ne kadar gönderi yapacağınıza, onların e-posta raporlarını takip ederek anlayabilirsiniz. Ancak bu durum sadece e-postalara tıklanma sayısına bakmak kadar kolay değildir. Gönderilerinizin yaptığı gerçek dönütleri, yaptığınız satış ve sitenize aldığınız tıklanma sayısı gibi etmenler de belirler.

Listenize gönderdiğiniz e-postanın açılma oranı düşük olabilir. Ama e-posta gönderinizle birlikte yaptığınız satış sayısı yüksekse, bu sizin gönderinizin başarısız olduğu anlamına gelmez. Bu durumda sadece sitenizin tık başına yaptığı satış oranı yüksek olur. Ancak, gönderilerinizin açılma oranını da yükseltmeniz gerekir.

Sonuç:

Yaptığımız araştırmalar sonucunda şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki; her kullanıcı aynı değildir. Bu yüzden yaptığınız gönderileri de her müşteri için aynı oluşturmamalısınız. Kullanıcıların zevklerini ve karakterlerini analiz ederek onlara en doğru sıklıkla gönderilerinizi yapmalısınız.

Ayrıca, dijital pazarlama dünyasında “şu anı” düşünerek bir kampanya yürütmeniz mantıksız olur. Çünkü yakın zamanda yapacağınız satışları düşünmek uzun vadedeki satışlarınızı düşürebilir. Bu yüzden planlı hareket etmek dijital pazarlama ve e-posta pazarlama için çok önemli.

Message34.com

Dijital Pazarlamanın Yıldızları: Email, Blog, Sosyal Medya

Dijital Pazarlamanın Yıldızları: Email, Blog, Sosyal Medya

Dijital Pazarlamanın Yıldızları: Email, Blog, Sosyal Medya

Uzun süredir sosyal medya mı yoksa email pazarlama mı tartışmaları yapılıyor. Aslında yapılan bu tartışmalar oldukça gereksiz. Çünkü bu pazarlama araçlarının ikisi de kaliteli içeriklerle harmanlandığında web site trafiğini artırıyor ve dönüşümlere önemli ölçüde katkı sağlıyor.

Tabii bu iki dijital pazarlama aracından önce organik olarak büyümenizi sağlayacak bir başka yöntem var: Blog. İnsanlara fayda sağlayacak, kaliteli içeriklerin olduğu blog’lar, abone listelerini organik olarak büyütmek isteyen markalar için vazgeçilmez bir pazarlama aracı.

Blog neden mi vazgeçilmez?

Çünkü blog’unuza koyacağınız içerikler ve email abone listenizi artırmaya yönelik sunacağınız teklifler (ücretsiz ebook vb…), abone listenizin hızla büyümesine katkı sağlar. Bu da abonelerinize diğer yazılarınızı okumaları ve teklifler sunmanız için email gönderebilmenin kapılarını aralar. Bir de email’lerinize insanların sosyal medyada bu yazıları paylaşmaları için sosyal medya butonları eklerseniz, bu üç araçtan aynı anda faydalanabilirsiniz.

Viral, Hızlı ve Kolay

İyi planlanmış email pazarlama kampanyaları insanları her zaman tetikler. Bu tetiklemenin altında yatan en büyük sebepler kaliteli ve eğlenceli içerik, kişiselleştirme ve doğru zamanlamadır. Bu üç kuralı içinde barındıran email pazarlama kampanyalarının başarısız olması neredeyse imkansızdır.

Eğer gerçekten bu üç kurala da uyulduysa, yaptığınız mailing başarılı olacak ve insanlar bu email içeriklerini sosyal medyada paylaşmak isteyecektir. Sosyal medyada paylaşılan içerikler, blogunuza trafik çekecek ve bu sayede blogunuza yeni gelen potansiyel müşterilerin abone olma ihtimalleri artacaktır.

Facebook ile email abone sayınızı artırın

Facebook’ta hedef kitlenizde bulunan ve markanız hakkında daha fazla bilgi almak isteyen insanların verilerini toplamanıza yardım edecek reklam modelleri mevcut.

Örneğin, Facebook üzerinden blogunuzda en çok okunan ve beğeni alan yazınızı post (gönderi) olarak çıkıp, bu post’ta bahsettiğimiz reklam modelini uyguladığınızda; insanlar blogunuza Facebook bilgileri ile otomatik olarak üye olabilir. Bu da doğal olarak organik abone sayınızı artırır.

Dijital pazarlamanın üç yıldızı olarak anılan email pazarlama, sosyal medya ve blog aslında bir bütün olarak düşünüldüğünde, markalara büyük avantajlar sağlıyor. Bu yüzden sosyal medya mı yapmalıyım, email pazarlama mı yoksa blog mu diye düşünmek yerine, bu 3 alana da yeteri özeni göstermek gerekiyor.

www.message34.com